Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/3091 E. 2017/5900 K. 05.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3091
KARAR NO : 2017/5900
KARAR TARİHİ : 05.07.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : TCK’nın 136/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’ın resmi nikahlı eşi olan…. tarafından sanık aleyhine açılan boşanma davasının devam ettiği ve adı geçenlerin müşterek çocukları olan ….’in babasının evinde kaldığı esnada, evde misafir olarak bulunan katılan …’in eşyaları içerisindeki bazı fotoğraf ve el yazısı ile yazılmış notları gizlice alıp, annesi olan sanığa verdiği, önceki boşanma davasının reddedilmesinin ardından bu defa sanık tarafından eşi aleyhine boşanma davası açıldığı ve sanığın, eşi ile katılan arasında eşcinsellik olarak tanımlanan ilişkinin mevcut olduğuna dair iddialarına delil olarak söz konusu fotoğraf ile notları boşanma davasının görüldüğü mahkemeye sunduğu olayda;
Dosya kapsamına göre; sanığın, kendisine ve aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırı altında ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlayıp, boşanma davasına sunarak, aile içi geçimsizliğin kaynağının, eşinin güven sarsıcı olumsuz tutum ve davranışları olduğunu ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı gözetilerek, sanık hakkında yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK’nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçelerle sanığın TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüş iken, anılan madde ve fıkrada, 06.03.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişiklikle ceza miktarı iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş olup, şikayete konu belgelerin 09.04.2014 tarihinde mahkemeye sunulmasına ve yerel mahkemece de 6526 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki düzenleme uyarınca temel cezanın asgari hadden 2 yıl hapis cezası olarak tayin edildiği açıklanmasına rağmen 09.04.2014 olan suçun işlendiği tarihin gerekçeli karar başlığına 6526 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemeyi kapsayacak şekilde 03.07.2013 olarak yazılması suretiyle CMK’nın 232/2-c madde, fıkra ve bendine aykırı hareket edilmesi, kanuna aykırı,
b) Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.