YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/327
KARAR NO : 2017/3407
KARAR TARİHİ : 25.04.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında- TCK’nın 85/2, 62, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında- TCK’nın 22/6. ve CMK’nın 223/4-b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına
Taksirle öldürme suçundan sanık …’ün mahkumiyetine, müşteki sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, sanık, katılan … vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan … vekilinin müşteki sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan … vekilinin dilekçesi içeriğinden temyizinin sadece müşteki sanık … hakkında kurulan hükme hasren olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Katılan …’nun 24/10/2003 doğumlu olup suç tarihi itibarı ile 10 yaşını henüz doldurmuş olduğu ve tek başına şikayet hakkını kullanamayacağı, adı geçenin velisi konumunda bulunan annesi …’nun 17/12/2013 tarihli ilk ifadesinde, babası …’nun da tüm aşamalarda katılan sanık …’tan şikayetçi olmadıklarını belirttikleri, buna göre …’nun müşteki sanık …’a atılı suç yönünden katılan sıfatının olmadığı, bu nedenle hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Mahalli Cumhuriyet savcısının müşteki sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve değerlendirilen delillere, oluşa, dosya içeriğine diğer yaralıların şikayetçi olmaması nedeniyle, olayda sadece öz kızı …’un ölümünden sorumlu tutulması gereken katılan sanık … hakkında TCK’nın 22/6. maddesinde yazılı koşulların oluştuğu ve bu nedenle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiğine ilişkin mahkemenin soruşturma sonunda oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli C.Savcısının … hakkında TCK’nın 22/6. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
07.12.2013 günü saat: 19.30 sıralarında, katılan sürücü …’un idaresindeki otomobil ile Kavaklıdere İlçesi istikametinden gelip, Kavaklıdere yol kavşağında bulunan kontrolsüz dönel kavşakta beklemeyip, yola aniden çıkış yaptığı esnada, Yatağan İlçesi istikametinden Aydın ili istikametine seyir halinde olan sanık sürücü … idaresindeki kamyonun ön tamponu ile katılan sanık idaresindeki otomobilin sol ön ve arka kapı ön çamurluğuna kavşak içinde çarpması neticesinde …’un aracında bulunan kızı …’un vefatı ile aynı araçta bulunan …’nun sabit ize ve 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde, …’nun basitt ıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, Medine Yanık’ın kemik kırığına neden olacak şekilde, …’un ise hayati tehlikeye ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, her ne kadar sanık tali kusurlu ise de, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusura, ceza miktarına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde“taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde tamamının tahsiline” karar verilmesi
3- TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (B) olarak sınıflandırılan bölümünün 3. bendinin çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi, aynı bölümün 5. bendinin 2. cümlesinin çıkarılarak yerine “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” cümlesinin eklenmesine, yine aynı bölümde yer alan TCK’nın 50/6. maddesine ilişkin 7. bendin de hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.