YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15052
KARAR NO : 2017/5059
KARAR TARİHİ : 12.06.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm :-Davacılar … ve … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 6.232,50 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
-Davacılar …, … ve …hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 4.875,90 TL maddi, 2.500 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
-Davacılar … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 10.418,40 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Av. …’nın davacı … vekili olduğunu gösteren vekaletnameyi, hüküm tesis edildikten sonra dosyaya ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, 23/07/2015 tarihli vekaletnameye istinaden yapılan temyiz isteminin süresinde ve davacı lehine hükmü temyize hak vereceği anlaşıldığından, tebliğanmede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesi uyarınca, 3 aylık sürenin kesinleşen beraat kararının davacılara tebliği tarihinden itibaren başlayacağı hususu dikkate alınarak, kesinleşmiş beraat kararının davacılara tebliğ edilip edilmediği, bu kapsamda davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
2-CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmasa da, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nasafetin sağlanması gerektiği de gözönünde bulundurularak, davacıların haksız tutuklu kaldığı sürelerin başka bir mahkumiyetten mahsup edilip edilmediği araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Davacılar … ve … hakkındaki maddi tazminatın, davacıların tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’4.867,42’’ TL, davacılar …, … ve … hakkında “3.795,85” TL, davacılar … hakkında “8.178,42” TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarların üzerinde kalacak şekilde yazılı şekilde maddi tazminata hükmolunması,
b-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacılar lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda davacılar lehine eksik manevi tazminata hükmolunması,
c-12/03/2015 tarihli duruşmaya iştirak eden hakim… olduğu halde, gerekçeli karar başlığında hakim … gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.