YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/881
KARAR NO : 2017/4567
KARAR TARİHİ : 31.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : TCK’nın 133/3, 62/1, 52/2, 51/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; katılanların 2011 yılında telefon ile yapmış oldukları haberleşme içeriklerinin 27 Şubat 2013 tarihinde … isimli kullanıcı tarafından facebook adlı internet sitesinde yayımlanmasından sonra sanığın bu haberleşme içeriklerini, genel müdürlüğünü yaptığı yerel bir gazetede hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanıklarla birlikte yayımlaması şeklinde gerçekleşen somut olayda,
1-Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, katılanların kamu görevlisi olması ve konuşma içeriklerinin yayımlanmasında kamu yararının bulunduğu ve haberin verilişinde tahkir edici bir dil kullanılmayıp, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemiş olduğu gözetilmeden sanığın beratine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanığın katılanların telefon ile yapmış oldukları konuşma içeriklerini yayımlaması şeklinde gerçekleşen eyleminin kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu değil, TCK’nın 132/2. maddesine uyan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu ve sanığın bu suçtan sorumlu tutularak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek olayda uygulama yeri bulunmayan aynı Kanunun 133/3. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
3-Sanığa isnat edilen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri uygulanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.