YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16563
KARAR NO : 2017/9601
KARAR TARİHİ : 25.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun öngördüğü fesih ve ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiğini, müvekkilinin iş akdi feshinin geçersiz sayılmasını ve işe iadesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının 28.04.2014 ile 29.04.2014 tarihlerinde kendi rızasıyla işe gelmediğini, hakkında işe gelmeme tutanakları düzenlendiğini, bu tutanakların yüklenici firmaya gönderildiğini, yüklenici firma tarafından işine haklı bir nedenle son verildiğini, davacı tarafın haksız, mesnetsiz hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işe iade ve tazminat istemli davasının reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacı belirli süreli olarak işe alındığından iş süresinin bitiminde işten çıkartıldığını, ayrıca davacı ve arkadaşının işe gitmediklerini bu yönüyle de haklı fesih yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı işverence davacının 28.04.2014 tarihinde işe gelmediğinin tespit edildiği belirtilerek tutanak imza altına alınmış, altına düşülen notta ise davacının 29.04.2014 tarihinde (tutanak tarihinden bir gün sonra) işe gelmediğinin imza altına alındığı belirtilmiştir. Duruşmada dinlenen tutanak tanıkları davacı hakkında kendi birimlerine görevlendirme yazısı geldiğini, ancak davacının gelip imza atmadığını, kendisini hiç görmediklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece her ne kadar davacının ardı ardına iki işgünü işe gelmediği gerekçesi ile davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiş ise de, davacının tutanak tarihinden önce zabıta amirliğinde görevlendirildiği ancak bu durumun kendisine tebliğ edildiğine dair davalılarca bir belge sunulmadığı gibi, tutanağın not kısmında “29/04/2014 tarihinde işe gelmediği” şeklinde bir ibare yer alıyor ise de tutanak tarihinin 28.04.2014 olması nedeniyle esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle , dava konusu olayda haklı nedenle fesih koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması hatalıdır.
Dosya içeriğine göre davalılar arasında geçerli bir alt işverenlik ilişkisi olduğunun anlaşılması karşısında, davacının alt işverene iadesi ile, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden asıl işverenle birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Karar başlığında davalı olarak … Tic. Ltd. Şti.’nin yer alması mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan feshin geçersizliğine davacının, davalı …. Ltd. Şti.’ye ait iş yerinde İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 305,55 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.