Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/5705 E. 2017/4895 K. 09.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5705
KARAR NO : 2017/4895
KARAR TARİHİ : 09.03.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından işyerinin devredileceği gerekçesiyle haklı olmayan sebeple feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından sona erdirilmediğini, davacı işçinin çalıştığı işyerini devralması sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ibraname ve işyeri devir sözleşmesine göre tarafların işyeri devri ile iş sözleşmesini sona ermesi hususlarını birlikte anlaşmaya bağladıkları, işyeri devir sözleşleşmesinin aynı zamanda ikale sözleşmesi niteliği taşıdığı, işyeri devrinin gerçekleşmesi ve geçerli ibranamenin bulunması sebebiyle davacının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine bu tür belgeler yönünden geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde değerlendirilmelidir.
İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkündür. İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez.
İbranamenin geçerli olup olmadığı 01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun irade fesadını düzenleyen 23-31. maddeleri yönünden de değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin günlük en az oniki saat çalışmasına rağmen karşılığının davalı işveren tarafından ödenmediğini belirterek fazla çalışma ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. 02.12.2013 tarihli ibraname ile davacı işçi, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret, asgari geçim indirimi ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının tamamını davalı işverenden aldığını, alacağının bulunmadığını beyan etmiştir. Yargılama sırasında işçi tarafından ibraname üzerindeki imza inkar edilmemiş, irade fesadı hali de iddia ve ispat olunmamıştır. Geçerli şekilde düzenlenen ibranamede fazla çalışma ücret alacağına açıkça değinilmediğinden, ibranamenin fazla çalışma ücret alacağı kalemini kapsamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, öncelikle davacının işyeri devri işleminden önceki çalışma dönemine ilişkin tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek işyerindeki çalışma düzeni belirlenmeli, sonrasında fazla çalışma yapıp yapmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre fazla çalışma ücret alacağı talebine ilişkin bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.