YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7878
KARAR NO : 2017/5806
KARAR TARİHİ : 04.07.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile TCK’nın 179/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 12.03.2009 tarihli ve 2008/78 esas, 2009/320 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde 14.01.2011 tarihinde yeniden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Karşıyaka 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 06.12.2013 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli ve 2014/156 esas, 2015/205 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın kardeşi adına kayıtlı olan ancak kendisine teslim edilmiş olan araç ile park halindeki araçlara çarparak maddi hasarlı kazaya sebep olarak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğundan bahisle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanığın aracın boş arazide park halindeyken meçhul kişi / kişilerce çalınmış olduğunu, bu durumu kaza nedeniyle öğrendiğini, aracı kullanmadığını beyan ettiği, aracın bulunduğu yerde terk edilmiş vaziyette olması nedeniyle şöförünün tespit edilemediği, araç bulunduğunda da kontağının kırılmış vaziyette, anahtarın da yarısının kontak içinde olduğu hususları bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın olay günü aracı kullanarak kazaya neden olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı, kaldı ki bir an için sanığın aracı kullandığı kabul edilse dahi alkol veya uyuşturucu madde etkisinde araç kullandığına veya araç sevk ve idare ederken trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne ilişkin başkaca bir delilin de mevcut olmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK.nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.