YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7705
KARAR NO : 2017/10469
KARAR TARİHİ : 08.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davacının işi kendisinin bir başka işte çalışmak için bıraktığını ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispatla yükümlü işverenin ispat yükümünü yerine getiremediği, yaklaşık 5 yıldır davalı işverene ait iş yerinde çalışan işçinin tüm kazanımlarını yok sayarak iş yerini terk etmesi ve hemen sonra dava açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının fazla çalışma alacağı talebinin reddine diğer taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulup bulmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak 29.12.2013 tarihinde iş akdine son verildiğini öne sürmüştür. Davalı işveren, davacının bir başka işyerinde çalışmak için işi bıraktığını, puantaj kayıtları incelendiğinde davacının 29-30-31.12.2013 tarihlerinde işe geldiğinin görüleceğini, davacının Ocak ayından itibaren gelmediğini, bir başka iş bulduğu için ayrılmak istediğini sözlü olarak bildirdiğini ve tazminatlarını istediğini talebi kabul görmeyince de işe gelmediğini savunmuştur. Davalı işveren, davacının 02-03-04.01.2014 tarihlerinde işe gelmemesi nedeniyle 06.01.2014 tarihinde mazeret bildirmesi için ihtar göndermiş ve mazeret bildirmemesi nedeniyle 14.01.2014 tarihli ihtar ile 02.01.2014 tarihinde iş akdine son verildiğini bildirmiştir. Dosya içerisinde bulunan puantaj kayıtlarına göre, davacı 30.12.2013 Pazartesi günü 8.03-19.46 arası, 31.12.2013 Salı günü ise 08.00-20.26 arası çalışmış gözükmektedir. Mahkemece davalı işverence sunulan puantaj kayıtlarına itibar edilerek işçilik alacaklarının hesaplattırıldığı ve davacının bu hesaplama yöntemine ve puantaj kayıtlarına itiraz etmediği ve davalının 29.12.2013 tarihinde sonra 30-31.12.2013 tarihlerinde çalışmasına devam ettiği savunmasına karşı beyanda bulunmadığı görülmektedir. Dosya içerisinde bulunan sigortalı hizmet döküm cetveline göre, davacı 01.01.2014 tarihi itibariyle 1038123 nolu işyerinde çalışmaya başlamıştır. Davalı tanıkları da davacının başka bir işte çalışmak için kendi isteği ile işten çıktığını doğrulamışlardır. Hal böyle olunca, davacının bir başka işte çalışmak için iş akdine son verdiği yönündeki davalı savunmasına itibar edilmelidir. İş akdine kendi son veren tarafın ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Davacının iş akdine işveren tarafından son verildiğini öne sürdüğü ve işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle kendisince iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığı iddiasında bulunmadığı da dikkate alındığında, davacının kıdem tazminatı hakkı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kıdem ve ihbar tazminatlarına yönelik taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile taleplerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.