YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1703
KARAR NO : 2017/9418
KARAR TARİHİ : 12.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlık suçu yönünden hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü giren 6373 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığını anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğü giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6373 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254 maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Suça sürüklenen çocuğa atılı kasten yaralama suçu yönünden; müştekinin soruşturma aşamasında alınan ilk beyanında yaralama eyleminden bahsetmemesi, olayla ilgili görgüye dayalı bilgisi bulunan tanık …’ın yaralamaya teşebbüs etme eylemini görmediğini beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuğun da suçu inkâr etmesi karşısında suça sürüklenen çocuğun müştekiye karşı kasten yaralamaya teşebbüs etme eylemini gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
a- Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi gereğince işlediği iddia olunan kasten yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışların yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğine ilişkin rapor alınması gerektiği gözetilmeden, sadece hırsızlık, tehdit ve mala zarar verme suçları nedeniyle düzenlenmiş 14.05.2015 tarihli raporla yetinilerek hüküm kurulması,
b-Kasten yaralama suçu yönünden suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
c-İştirak halinde suç işleyen suça sürüklenen çocuktan neden olduğu yargılama giderlerinin “payı oranında” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hırsızlık suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bu sebeple tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 12.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.