Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/5565 E. 2017/3229 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5565
KARAR NO : 2017/3229
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … Tatlı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada, davacının ağır biçimde yaralanıp kalıcı maluliyete uğradığını, davacının yolcu olduğu aracın … poliçesi olmadığından davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı işgöremezlik tazminatı olarak 1.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 06.01.2016 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 71.784,00 TL’ye yükseltmiş; 14.01.2016 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile alacağı devralan … tarafından davaya devam olunmuştur.
Davalı vekili, kaza ile illiyeti bulunan maluliyet durumu hakkında…’dan rapor alınması gerektiğini, kazaya karışan ve trafik poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında ve kaza tarihinde geçerli teminat limitleriyle sınırlı olarak zarardan sorumlu olduklarını, olayda hatır taşıması olduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının kask takmaması nedeniyle ve aracın taşıma kapasitesi gereği müterafik kusurlu olup olmadığının alınacak kusur raporlarıyla belirlenip tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 71.784,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle yerleşik uygulamalara uygun hesaplamaları içeren maddi tazminata ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca, yargılama sırasında alacağını temlik eden…’nın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 23 vd. maddelerindeki hata- hile hükümlerine göre, temlik sözleşmesinin iptali yoluna gidebileceği, davada taraf sıfatı kalmadığından itirazlarının incelenmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “tazminatın belirlenmesi” başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; “tazminatın indirilmesi” başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda; kazada yaralandığı için davayı açan ve sonradan davadaki alacağını temlik eden …’nın, kazayı yapan motorsiklette yolcu olduğu, davacının eşi olan sürücü …’in ehliyetsiz olduğu, dava dışı sürücü…’in idaresindeki araçla kavşakta çarpışmaları şeklinde kazanın gerçekleştiği gözetilerek; davacı (temlik eden)…’ın, ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olup olmadığının irdelenmesi, TBK’nun 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı biçimde, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA;
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.