Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/14581 E. 2014/6504 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14581
KARAR NO : 2014/6504
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2012 tarih ve 2011/44-2012/395 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/04/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. Zerrin Oğuz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden ticari bir ilişki nedeniyle mal alan dava dışı…ı’nın aldığı mallara karşılık davalı tarafından keşide olunmuş 02/03/2009 tanzim, 01/05/2009 vade tarihli ve 973.000 TL miktarlı kambiyo senedini ciro yoluyla müvekkiline verdiğini, bahse konu senedin vadesi geldiğinde ödenmediğini, bu nedenle Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4032 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, dava dışı ciranta hakkındaki takibin kesinleştiğini, keşideci davalı hakkındaki takibin ise imza itirazına uğradığını, Şanlıurfa 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/222 Esas sayılı dosyasında yapılan imzaya itiraz davasında yapılan bilirkişi incelemesinde söz konusu kambiyo senedi altındaki imzanın davalının imzasına kısmen benzediği fakat kesin bir kanaat hasıl olmaması gerekçesi ile davalının imza itirazının kabulü ile takibin durdurulduğunu, davalının takip ve imzaya itiraz davası derdest iken müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve müvekkili ile dava dışı ciranta hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca evrakta sahtecilik suçları açısından soruşturmanın başladığını, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25/04/2010 tarih ve 2009/9811 sayılı soruşturma dosyasında 2010/4195 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL alacağının vade tarihi olan 01/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28/02/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 973.000 TL‘nin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, … ve Fikri Karalı’yı tanımadığını, kesinlikle borcunun olmadığını, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, taklit edildiğini, Fikri Karalı’nın emniyette kendisini teşhis edemediğini, senette ismi geçenlerle herhangi bir ticari bağlantısının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senetteki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı yönünde İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarı’ndan aldırılan raporda senetteki imzanın davalı …’nun el ürünü olduğunu tesbit edildiği, bonoyu keşide eden davalının, senedin oluşturulması bakımından ileri sürebileceği savunmaları sadece lehtar olan dava dışı …’ya karşı ileri sürebileceği, bu senedi devralan davacı …’e karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak 973.000 TL’nin 01/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 52.119,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.