Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/16776 E. 2017/6279 K. 28.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16776
KARAR NO : 2017/6279
KARAR TARİHİ : 28.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının … Bakanlığına bağlı …’nde birçok alt işveren taşeron şirketler aracılığı ile sigortalı olarak sosyal haklar ve aylık ücret ile ücret zammı karşılığı çalışmaya başladığını, dava tarihine kadar davalı Bakanlık bünyesinde her yıl açılan hizmet alım ihalesi sonucunda muhtelif taşeron şirketler aracılığıyla imzalamış olduğu hizmet sözleşmesinin aksine görevlerde çalıştığını, Devlet Hastanesinde çalışan 6772 sayılı Kanun gereğince tediye hakkından yararlanması gerektiğini, her yıl değişen taşeron şirketler ile davalı kurum arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin ve taşeronluk ilişkisinin muvazaalı olduğu, çalıştırılan işçilerin aslında davalı kurum işçileri olduğundan kurumda çalışan kadrolu personelle aynı mali haklara sahip bulunduklarını, müvekkilinin aslen kurum personeli olmasına karşılık kadrolu kurum personeline ödenen ek tediye alacaklarının müvekkiline dava tarihine kadar ödenmediğini, davalı Bakanlığa bağlı çeşitli hastanelerde çalışan müvekkili ve iş arkadaşlarının ücretlerinin işverenini tek taraflı iradesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun emredici normlarına aykırı olarak düşürüldüğünü, müvekkilinin ücretinin dava tarihine kadar eksik ödendiğini ifade ederek bakiye alacak kısımlarının tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun teşekkül ettirilip, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili hükmü ile de kurumun kendi iş ve işlemleri ile ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatına haiz bulunduğunun düzenlendiğini, davacının çalıştığı kurum olan ve ikinci basamak … hizmeti sunan … Devlet Hastanesinin Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na bağlandığını, davanın yanlış hasma yani …’na açıldığını, gerçek hasmın Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu olduğunu, bu nedenle öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının yaptığı işin kamu idarelerince hizmet satın alma yoluyla gördürülebilecek işler arasında bulunduğunu, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde alımı yapılan hizmete konu işin asıl iş olmayıp yardımcı iş olduğunu, müvekkili kurumun bağlı olduğu Bakanlığın asli ve sürekli görevi olan … hizmetleri dışındaki iş ve hizmetlerin 4734 sayılı Kanun’a uygun olarak yapılan ihaleler sonucunda yükleniciler tarafından verildiğini belirterek esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının … Devlet Hastanesi’nde alt işveren bünyesinde çalıştığı anlaşılmaktadır. … Devlet Hastanesi Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na bağlıdır. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ise, davalı …’nın bağlı kuruluşudur. Bu halde, eldeki davanın Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na mı, yoksa …’na mı yöneltilmesi gerektiği meselesinin değerlendirilmesi gereklidir.
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, 02.11.2011 tarihli ve 28103 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 663 sayılı … ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuştur. Kararnamenin 29. ve devamı maddelerinde, …’nın bağlı kuruluşu olduğu kabul edilen Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Aynı kararname ile kurulan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile Türkiye Hudut ve Sahiller … Genel Müdürlüğü’nün kamu tüzel kişiliğine haiz olduğu kararnamede belirtilmiş ise de, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun tüzel kişiliğe sahip olduğu hususunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu tüzel kişiliğe haiz değildir.
Bu noktada, 02.11.2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin de incelenmesi gereklidir. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde, kararnamenin amacı “genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi” şeklinde kabul edilmiştir. Kararnamenin uygulanmasında, “idare” ifadesinden anlaşılması gerekenin, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idareleri olduğu hususu da, kararnamenin 2. maddenin birinci fıkrasının “ç” bendinde belirtilmiştir. Kararnamenin 6/1. maddesinde ise, idarelerin, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haiz olduğu düzenlenmiştir.
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığından, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındadır. Dolayısıyla, Kararname’nin 6/1. maddesine göre taraf sıfatına haizdir.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6. maddesinin, 23.11.2013 tarihli ve 28830 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Anayasa Mahkemesi’nin 06.06.2013 tarihli ve 2011/145 esas, 2013/70 karar sayılı kararıyla, sadece Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dışında kalan kurumlar bakımından, kararnamenin 6. maddesi halen yürürlüktedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, her ne kadar tüzel kişiliğe haiz değil ise de, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6/1. maddesi uyarınca, eldeki dava bakımından taraf ehliyetine sahiptir. Bu halde, davanın, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na yöneltilmesi gereklidir. Belirtilen sebeplerle, …’nın davalı olarak gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124/4. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, davacı vekiline davasını Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna yöneltmesi için süre verilmeli ve taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre işin esasına girilerek karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.