YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5177
KARAR NO : 2017/3077
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından 10/06/2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine davanın reddine dair verilen 02/07/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mirasın gerçek reddi talebine ilişkindir.
Davacılar, … 18.12.2013 tarihinde vefat ettiğini, anne ve kardeşleri olarak kendisinden kalan mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerini beyan ederek bu durumun tespitini talep etmişlerdir.
Mahkeme, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Mirasbırakan …, 18.12.2013 tarihinde vefat etmiş, en yakın yasal mirasçıları olan eşi ve oğlu,…. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/292 Esas, 2014/650 Karar sayılı dosyası kapsamında mirası kayıtsız şartsız reddetmişlerdir. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. (TMK. m.612/1-2) Türk Medeni Kanununun 608’nci maddesinde yer alan hüküm, mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkının geçmesiyle ilgili olup, olayda uygulanması olanağı yoktur. Aynı maddenin son fıkrasında yer alan hüküm ise; ret sonucunda mirasın, daha önce mirasçı olmayanlara geçmesi halinde uygulanma olanağına sahiptir. Davacılar, mirasbırakanın anne ve kardeşleridir. Mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddedilmiş olmasıyla, miras bunlara geçmemiş, kendiliğinden tasfiyeye tabi hale gelmiştir. Miras kendilerine geçmemiş olanların ise mirası reddetmeleri söz konusu olamaz. Bu hak, mirasın daha önce mirasçı olmayanlara geçmesi halinde doğar. Davanın davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru değil ise de, ret kararı yukarıda gösterilen sebeple sonucu bakımından doğru olduğundan ve bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün, gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu bakımından usul ve yasaya uygun olan hükmün gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.