YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2944
KARAR NO : 2017/8010
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f, 43 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2009 tarihli ve 2009/602 esas, 2009/634 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla başlatılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 43 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ilişkin aynı Mahkemenin 30/09/2014 tarihli ve 2012/1422 esas, 2014/642 sayılı ek kararına vaki itirazın reddine dair mercii SAMSUN 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2016 tarihli ve 2016/1237 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/04/2017 gün ve 2444-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2017 gün ve 2017/26033 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1 – 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1 ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararının normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekeceği, somut olayda ise sanığın adresine çıkartılan çağrı kağıtlarının bila tebliğ döndüğü, yerleşim yeri adresinde de ikamet etmediği tespit edilen sanığın kurum zararını gidermesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceğinin bildirilmesi amacıyla sanık hakkında yakalama kararı çıkartılarak bizzat savunmasının tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2 – Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 163/3 ve 43. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi yerine 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında ihtarlı davetiye tebliğ edilmesine karar verildiği halde, ihtar içermeyen davetiyenin bila tebliği iade edildiği gözetilerek sanığa, kuruma ödemesi gereken vergisiz ve cezasız miktarın usulüne uygun olarak tebliğ edilmek suretiyle bildirimde bulunulmadan hükümlülük kararı verilmesi,
2- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 163/3 ve 43. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde 1 yıl 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden (SAMSUN) 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29.11.2016 gün ve 2016/1237 sayılı D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.