Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7750 E. 2017/10795 K. 11.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7750
KARAR NO : 2017/10795
KARAR TARİHİ : 11.05.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 06.05.2006 tarihinden itibaren aşçı (usta başı) olarak 1.850,00 TL maaşla çalıştığını, işverence haksız ve makul neden olmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiğini, kötüniyet, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir.
Kesin yemin, ispat yükü kendisine düşen tarafın davanın halline etkili bir vakıanın ispatı için diğer tarafa teklif ettiği yemin olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin teklif edecek taraf, ispat yükü kendisine düşen fakat iddiasını veya savunmasını ispat edememiş olan taraftır.
Mahkemece yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ancak ispat yükü kendisine düşen tarafın yemin deliline başvuru hakkının varlığı ile mümkündür. Kanuni olarak kullanılma hakkı bulunmayan bir hakkın varlığının Mahkemece hatırlatılması da düşünülemez. Yemin deliline dayanılabilmesi de ancak, ya tarafların delil listelerinde açıkça bu delile dayanmaları veya davacının dava dilekçesinde, davalının da cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmaları veya uygulamada kabul edildiği şekliyle sair deliller ifadesine yer vermeleri ile olanaklıdır.
İspat külfeti kendisinde olmayan tarafın karşı tarafa yönelttiği yemin hukuki sonuç doğurmaz.
Somut olayda dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmış; davalı vekili delil listesinde, diğer delillerin yanında yemin deliline de dayanmış, 25.06.2014 tarihli dilekçesinde davacıya yemin teklif ettikleri belirtmiştir. Bu durumda 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 228. maddesi gereğince davacı taraf yemine davet edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek taraf delilleri toplanmadan karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.