Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8274 E. 2014/14937 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8274
KARAR NO : 2014/14937
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ : … (KAPATILAN) 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/148-2013/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri ve fer’i müdahil… vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … ‘ye devrinden önce … A.Ş’nin … Şubesine 15.12.1999 tarihinde 2.000,00 TL’yi %81 faizle 3 ay vadeli olarak yatırdığını, paranın … ‘deki off shore bankasına gönderilmediğini, Türkiye’de paravan şirketlere kredi olarak kullandırıldığını ileri sürerek, 2.000,00 TL’nin 15.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı… A.Ş. ve … vekili, müvekkili … yönünden davaya bakmakla idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, dava zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dava ihbar olunan vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, … A.Ş yöneticilerinin davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerini fesada uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000,00 TL’nin 15.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve feri müdahil… vekili temyiz etmiştir.
1- Feri müdahil… vekili, davalı … vekilinin temyiz dilekçesine karşı verdiği temyize cevap dilekçesinde kararın davalı banka yararına bozulması isteminde bulunmuş olup, feri müdahil… vekilinin söz konusu dilekçesi temyiz istemi mahiyetinde ise de, davalı banka yanında feri müdahil olarak davaya katılan… ‘ın HUMK’nun 433/2. maddesi uyarınca ancak karşı taraf sıfatına sahip davacı tarafın temyizine karşı katılma yoluyla temyiz hakkı bulunduğundan davalı … ‘nin temyiz dilekçesine istinaden katılma yoluyla temyiz yoluna başvurması mümkün değildir. Somut olayda da davacı vekilinin
temyizi bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden feri müdahil… vekiline 14.01.2014 günü tebliğ edilmiş ve hüküm anılan feri müdahil… vekili tarafından HUMK’nun 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre geçirildikten sonra 01.09.2014 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK’un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, feri müdahil… vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı… A.Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 Sayılı TTK’nun 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı… A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada … -… A.Ş’ye izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde davalı olarak yer almıştır. Davada, … ‘ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. … A.Ş. diğer davalı … A.Ş ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın … ‘den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı … yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil… vekilinin temyiz isteminin redine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı… A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcının ve 25,20 TL başvuru ilam harcının fer’i müdahilden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı … A.Ş’ye iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.