Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/21230 E. 2017/8870 K. 25.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/21230
KARAR NO : 2017/8870
KARAR TARİHİ : 25.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Davacı kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davalı tarafından temyizi üzerine, 7. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2016 gün ve 2016/14520 Esas, 2016/20994 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamında dava dilekçesinde davacının ücretinin 850,00 TL bankadan, 350,00 TL’sinin elden ödendiği , bu şekilde davacının 1,200 TL net ücret aldığı, bilirkişi raporunda talep aşılmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme dayanak alınması nedeniyle , mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; dava dilekçesinin incelenmesinde davacı vekilinin 850,00 TL bankadan, 350,00 TL’si elden olmak üzere aylık 1,540,00 TL net ücretle çalıştığının bildirildiği, netice itibariyle net ücretin 1.540,00 TL olduğuna yönelik beyanı dikkate alındığında ve işçi yararına yorum ilkesi doğrultusunda dava dilekçesi değerlendirildiğinde elden yada bankadan yapılan ödemelerinden birinin maddi hataya dayalı olarak miktar itibariyla yanlış yazıldığı kanaatine varılmış olup, dava dilekçesinde davacının maaşa ilişkin talebinin net 1.540,00 TL olduğu, bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve mahkememiz hükmünün HMK 26 maddesi kapsamında talep aşımı niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

7. Hukuk Dairesi’nin “Somut olayda, davacı dava dilekçesinde açıkça ücretinin 850,00 TL’sinin bankaya yatırılmak suretiyle, 350,00 TL’sinin ise elden verilerek ödendiğini iddia ettiği, bu durumda aylık ücretinin net 1.200,00 TL olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda HMK’nun 26.maddesine aykırı bir biçimde talep aşılarak davacının net 1.500,00 TL ücretle çalıştığının kabulü ile talep edilen tazminat ve alacakların belirlenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı sonrası mahkemece “Yargıtay bozma ilamında dava dilekçesinde davacının ücretinin 850,00 TL bankadan, 350,00 TL’sinin elden ödendiği, bu şekilde davacının 1,200 TL net ücret aldığı, bilirkişi raporunda talep aşılmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme dayanak alınması nedeniyle , mahkememizce kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; dava dilekçesinin incelenmesinde davacı vekilinin 850,00 TL bankadan, 350,00 TL’si elden olmak üzere aylık 1,540,00 TL net ücretle çalıştığının bildirildiği, netice itibariyle net ücretin 1.540,00 TL olduğuna yönelik beyanı dikkate alındığında ve işçi yararına yorum ilkesi doğrultusunda dava dilekçesi değerlendirildiğinde elden yada bankadan yapılan ödemelerinden birinin maddi hataya dayalı olarak miktar itibariyla yanlış yazıldığı kanaatine varılmış olup, dava dilekçesinde davacının maaşa ilişkin talebinin net 1.540,00 TL olduğu, bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve mahkememiz hükmünün HMK 26 maddesi kapsamında talep aşımı niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklinde yeni bir gerekçe ile direnme kararı verildiği, bu şekilde “direnme” adı altında verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi ile temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 25/05/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.