Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4927 E. 2017/8736 K. 23.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4927
KARAR NO : 2017/8736
KARAR TARİHİ : 23.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, 19.292,00 TL. alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı …’ın, 15.4.1974 tarihinde davacı şirkette müdür olarak başladığı ve 1997 yılında ayın zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu, müvekkil şirketin Doğuş A.Ş. ile bayilik ilişkisinin sona ermesi sırasında muhasebe kayıtlarının incelendiği ve kayıtlarda 19.292.293.793, TL. görünmesine karşın şirket kasasında 295.000 TL. bulunduğunun tespit edildiğini, aradaki farkın davalıdan sorulması üzerine bu farkın kendi eylemleri sonucu oluştuğunu, kabul ettiğini, akabinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve …4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1998/1374 E, sayılı dosyası ile hizmet sebebiyle emniyeti kötüye kullanma suçundan dava açıldığını şirket alacağının tahsili için de …5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/425 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın Temyiz incelemesinden Görev yönünden bozulduğunu ileri sürerek, 19.292,00 TL. alacağın 31.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davaya konu taleplerin zaman aşımına uğradığını, ayrıca kesinleşen Ceza dosyası ve Asliye Hukuk Mahkemesi dosyaları kapsamına göre müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak,davanın reddine karar verilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;dava davacı şirketin davalının sorumlu olduğunu iddia ettiği kasa açığı 19292,00 TL.’nin davalıdan tahsiline ilişkin olup; celb edilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının tetkikinden; davacı şirket tarafından davalı hakkında aynı taleple ilişkin açılan davanın Mahkemece kabul edilmesine karşın Yargıtay bozma kararı doğrultusunda görev yönünden reddedildiği, süresinde gönderme talebinde bulunulmadığı için açılmamış sayılmasına karar verildiği, olayla ilgili hizmet nedeniyle emniyeti kötüye kullanma suçu sebebiyle davalı … ile diğer çalışanlar …ve … aleyhine davacı şirket tarafından açılan ve …4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1998/1374 E. Sayılı dosyasında görülen davada Mahkeme’ce 4616 Sayılı Kanun gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiğinin anlaşıldığı,somut olayda davalının davacı şirketin işçisi ve yönetim kurulu üyesi olduğu buna göre taraflar arasında hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, buna göre de davacı şirketin davalıdan talep etmiş olduğu alacağa genel 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre açılmamış sayılmasına dair Asliye Hukuk Mahkemesi kararından sonra iş bu davanın 24.07.2008 tarihinde açılmış olması karşısında zaman aşımı süresinin aşılmamış olduğu sonucuna varıldığı,gerek dosyadaki gerekse celp edilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki mevcut davalı ile diğer iş yeri çalışanlarının ifadelerine konu belgelerden davacı şirketin kasasında ortaya çıkan açığın sorumlusunun davalı … olduğu, davalının 07.09.1998 tarihli el yazması tutanakta da şirket müdürü olarak 19292,00 TL.’nin sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, şahsen şirket kasasından kayıtlara intikal ettirilmeden muhtelif zamanlarda para aldığını itiraf ettiği, davalının bu işlemleri icra ederken şirket müdürü ve yönetim kurulu üyesi olmasının verdiği rahatlıkla hareket ettiğini beyan ettiği, veznedar …ile satış temsilcisi …’in kendilerine verilen talimatlara uymak zorunda kaldıkları veya işlerini kaybetme endişesi ile böyle davranmış olabilecekleri kanaati ile davaya konu kasa açığı tutarından davalı kişinin sorumlu olduğu ve olayın tespit edildiği 31.08.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödemesi gerektiği sonucuna varılarak kısa kararda iş yoğunluğundan her ne kadar miktar 12291,29 TL. yazılmış ise de gerçekte alacak tutarının 19291,29 TL. olduğu fark edilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta mahkeme gerekçesinde “Kısa kararda iş yoğunluğundan her ne kadar miktar 12.291,29 TL. yazılmış ise de gerçekte alacak tutarının 19.291,29 TL. olduğu fark edilmekle” denmiş ise de; hüküm fıkrasında 12.291,29 TL.’nin tekrar hüküm altına alınması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca dava tarihi de dikkate alınarak, düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 ,2 ve 4 numaralı bendlerinin çıkartılarak, yerlerine,
“1- Davanın kabulü ile;
19.291,29 TL.nin 31.08.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine;
“2-Alınması gereken 1.317,78 TL. harçtan peşin yatırılan 277,65 TL. harcın düşümü ile bakiye 1.040,13 TL. ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına”
“4-Davacı vekili için takdir edilen ve karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince madde 12/1 bendi uyarınca belirlenen 2314,95 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 23/05/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.