YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4834
KARAR NO : 2014/6780
KARAR TARİHİ : 07.04.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/580-2013/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 02.08.2010 tarih ve 7 O 229/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının davalı şirket vekiline 23.03.2011 tarihinde Bakanlık aracılığıyla Lahey Sözleşmesi’ne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin belgeler sunulmuş ise de, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelere göre davalı vekili tarafından kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğinden sonra temyiz yoluna başvurulduğu, yabancı mahkeme kararının davalıya 26.08.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05.04.2011 tarihindeki temyiz başvurusunun süresinde olmadığı ve kararın posta yoluyla tebliğinin geçerli olduğu bildirerek davalının temyiz itirazının reddedildiği, davalı vekilinin bu karara karşı Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi nezdinde yaptığı temyiz başvurusunun da aynı gerekçeyle reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının Lahey Sözleşmesine uygun olarak tebliğ edilmeden kesinleştirildiği ve davalı şirketin temyiz itirazının reddine karar verildiği, davalı şirketin savunma hakkının kısıtlandığından ortada kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.