YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/32576
KARAR NO : 2017/10719
KARAR TARİHİ : 09.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.02.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … ile … adına vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı … Belediye Başkanlığı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi ve eksikliğin giderilmesi için mahkemesine geri çevrildi. Eksiklik giderildikten sonra dosya yeniden Dairemize gelmekle, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin, eksik ödenen ücret ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu sebebiyle reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2016 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle … yönünden davanın husumetten reddine; davalı … yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince sunulmuş 11.05.2015 havale tarihli dilekçede, iki ayrı talep vardır. Bunlardan ilki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği, diğeri ise davanın ikinci kez ıslahıdır. Söz konusu dilekçede yer alan taraf değişikliği talebi, 6100 sayılı Kanun’un 124. maddesine dayanmakta olup, bu talep ıslah olarak değerlendirilemez. İkinci kez ıslahın geçersiz olması mevzusu ise, söz konusu dilekçede yer alan ıslah işlemine ilişkindir. Diğer taraftan, bozmadan önceki yargılamada, mahkemece, 6100 sayılı Kanun’un 124. maddesi uyarınca davalı tarafın değiştirilmesi talebi kabul edilerek, … davalı sıfatıyla yargılamaya dahil edilmiştir. Bozmadan önceki verilen hükmün davalı tarafça temyiz edilmemiş olduğu ve usulü kazanılmış hakkın doğduğu da nazara alındığında, artık eldeki davanın davalısı … değil, sadece …’dür. Bu halde, dava dilekçesindeki ve birinci ıslah dilekçesindeki taleplerin …’ne yöneltilmiş olduğu kabul edilerek, uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, … yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalıdır.
Davanın tarafı olmaktan çıkartılan … hakkında ise, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm sonucu tesis edilmesi gerekirken, husumetten redde dair hüküm verilmesi yerinde değildir.
… lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği meselesi bakımından, 6100 sayılı Kanun’un 124/4. maddesinin “…Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklindeki hükmü nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde bir değerlendirmeye karar gerekçesinde yer verilmemesi bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgulara aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı …’ne yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.