Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/1484 E. 2017/5448 K. 21.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1484
KARAR NO : 2017/5448
KARAR TARİHİ : 21.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Tehdit, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : 1- Tehdit suçundan dolayı CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 106/1-1, 43, 29, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 136/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet

Tehdit ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 08.05.2011 tarihinde işlediği sabit görülen tehdit suçundan dolayı TCK’nın 106/1-1, 43, 29, 62, 53/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK’nın 136/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince iki kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2013 tarihli, 2011/66 esas, 2013/279 sayılı kararının itiraz edilmeden 06.05.2013 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Düzce 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli, 2014/32 esas, 2014/173 sayılı kararı ile 11.01.2014 tarihinde işlediği sabit görülen hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 20.02.2014 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 21.03.2013 tarihli hükümlerin CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2014/243 esas, 2014/799 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK’nın 106/1-1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de, CMK’nın 253/3. madde ve fıkrasına 26.06.2009 tarihli 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenen ve 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren, “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, tehdit suçu verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuyla birlikte işlendiğinden uzlaştırma hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’nın, mağdur …’ın çocukları olan diğer mağdurlar … ve Hüseyin Efe’nin kişisel veri niteliğindeki resimlerini, onların bilgisi dışında, facebook hesabı üzerinden 08.05.2011 tarihine kadar yayımlayarak, üst sınırı 4 yıl hapis cezasını gerektiren TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu iki kez ve aynı sitede aynı tarihe kadar yaptığı paylaşımlarla mağdur …’a yönelik üst sınırı 2 yıl hapis cezasını gerektiren TCK’nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmüne göre, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.