Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15598 E. 2014/17631 K. 14.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15598
KARAR NO : 2014/17631
KARAR TARİHİ : 14.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2013 tarih ve 2003/29-2013/110 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.11.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalı …’nın, müvekkilinin de ortağı olduğu dava dışı anonim şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı, diğer davalının ise aynı şirketin muhasebe bölümü çalışanı olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek ve müvekkilinin hastalığından da faydalanarak görevlerini suistimal ettiklerini, sahte imzalarla şirket adına aldıkları kredileri şirket kayıtlarına yansıtmayarak kendi yararlarına kullandıklarını, müvekkilinin bu dönemde büyük zarara uğradığını ileri sürerek, asıl davada davalıların sebep oldukları zararın tespitine, şimdilik 270.000 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalı yöneticinin idare yetkisinin kaldırılmasına, birleşen davada ise 1.500.000 USD’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin tüm faaliyetlerini bilmesi gereken davacının kendi sorumlu olduğu dönem için bu davayı açamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı …’nın ortağı ve yönetim kurulu üyesi oldukları Mertkim AŞ’nin 1996-997 yıllarında bankalardan kayıt dışı kredi kullandığı, kullanılan kredilerin şirketin defterlerine kaydedilmediği, her ne kadar davacı tarafça söz konusu krediler nedeniyle uğranılan zararın 2001 yılı Nisan ayında öğrenildiği ileri sürülmüş ise de davacı ile davalı … tarafından 12.06.1997 tarihinde özel rapor hazırlamak üzere mali müşavir görevlendirildiği, anılan müşavir tarafından hazırlanan 25.06.1997 tarihli raporda, kayıt dışı banka kredileri nedeniyle uğranılan zararın hesaplandığı, bu raporla davacının şirketin zararından haberdar olduğu ve
dava tarihi itibariyle TTK’nın 309. maddesinde düzenlene 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu ancak aynı eylemler nedeniyle davalılar hakkında ceza davası açıldığı, davanın uzamış zamanaşımı süresi içinde açıldığı, bu nedenle davalıların zamanaşımı defilerinin yerinde görülmediği, şirketin muhasebe tekniğindeki hatalardan dolayı uğradığı zarar, tam olarak belirlenemediği gibi kayıt dışı alınan kredilerin ne kadarının şirket işlerinde kullanıldığının da tespit edilemediği, şirketin uğradığı bir zarar var ise de bu zararın gerçekten ne kadar olduğunun ve kimlerin bu zarardan sorumlu bulunduğunun tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkeme kararı, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, aynı tarafların vekilleri tarafından verilen 19.09.2014 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde vekillere temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür.
Feragat, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca talep sonucundan vazgeçme niteliğinde olup hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. Feragat beyanı sonuç doğurucu niteliktedir. Bu nedenle, davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu başkanı ve muhasebe bölümü çalışanı olan davalıların, şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mümeyyiz davalının, dava dışı anonim şirketin muhasebe bölümü çalışanı olduğu ve sahte imzalarla şirket adına kredi çekildiği iddia edilmiş olup bu haliyle davalının eylemi haksız fiil niteliğindedir. Zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 60. maddesi uyarınca haksız fiillerde zamanaşımı süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halde on yıldır. Şayet eylem, aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa bu halde dava, ceza zamanaşımına tabi olacaktır. Somut olayda, davacı 25.06.1997 tarihli mali müşavir raporu ile zararı ve faili öğrenmiş olup dava konusu eylemler nedeniyle davalılar hakkında açılan ceza davasının tabi olduğu beş yıllık zamanaşımı süresi de asıl ve birleşen davaların dava tarihleri itibariyle dolduğundan bu gerekçeyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın, açıklanan gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26.10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 14.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.