Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/20648 E. 2017/6878 K. 31.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20648
KARAR NO : 2017/6878
KARAR TARİHİ : 31.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçları hakkında denetim ve işlem yapan elektrik, su, doğalgaz idarelerinde çalışan kamu görevlileri, görevleri sırasında, karşılıksız yararlanma olarak nitelenebilecek usulsüz bir kullanımı tesbit ettiklerinde bir yandan elektrik, su, doğalgazın sayaçtan geçirilip geçirilmediği, kısmen veya tamamen geçirilmiyorsa tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek hangi yöntemlerin, bu amaçla hangi cihaz ve malzemelerin kullanıldığı, bu tesbitlerin ne tür incelemelere dayandığı vb. tüm ayrıntıları içeren bir suç tutanağının düzenlenmesi, bir yandan da CMK’nın 158. maddesi gereğince hemen en yakın adli kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına durumun bildirilmesi ve adli kolluk görevlilerinin de olay yerine hemen intikali ile CMK’nın 160, 161 maddeleri gereği Cumhuriyet Savcısı’nın emirleri çerçevesinde suçun sübut ve niteliğine yönelik delil toplama görevini yapmalıdır.
Şüphelinin işyeri, konut veya arazideki elektrik, su, doğalgaz kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının ve kurulu gücün varsa tüketim föyleri de getirtilmek suretiyle tesbiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı ve kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tesbiti amacıyla keşif yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK’nın 83, 162. maddelerine istinaden Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulması, dosya içeriğindeki delillere göre karşılıksız yararlanma suçunun oluştuğu kanaatine varıldığı takdirde şüphelinin TCK’nın 168/5. fıkrasında düzenlenen yasal imkandan faydalanabilmesi, bu hususun bir dava şartı olduğu ve CMK’nın 174, 223/8. maddeleri gereğince işlem ifasına da yol açabileceği değerlendirilerek şüpheliye belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirilip, makul bir süre tanınması, soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi,
tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerektiği gözetilmeden; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir oturduğunun ve kaçak kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması ve sanık suça konu yerde halen oturmakta ise keşif yapılıp kullanılabilecek su miktarı belirlenmek suretiyle; oturmuyor ise sayaçtan geçirilerek kullanılan kayıtlı su tüketim endekslerine göre kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan ve bu bedelin ödenmesi sanığa yöntemince tebliğ edilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Yargılamaya konu tutanak dışında aynı yerle ilgili olarak sanık hakkında başka tespit tutanaklarının da düzenlendiğinin iddia edildiği, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, bakımından, sanık hakkında açılan her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki sürede dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınıp, kesinleşen dosyalardaki ceza miktarları mahsup edilerek TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilmeden sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/535 Esas 2006/736 Karar sayılı ilamının elektrik hırsızlığı nedeniyle hükmolunan 2.800,00 TL adli para cezasına ilişkin olup, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2/2. maddesi gereğince bu ilam bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca da bir ilamının bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.