YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10212
KARAR NO : 2014/17205
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.04.2014 tarih ve 2014/43-2014/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” ibareli seri markalarının bulunduğunu, davalının unvanında ayırt edici ve temel unsur olan “…” kelimesinin müvekkili markasındaki “…” ibaresi ile birebir aynı olduğunu, davalının müvekkili markasına konu mal ve hizmet sektörü ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, “…” kelimesini ticaret unvanında kullanmasının müvekkili markası ile iltibas oluşturduğunu, aralarında irtibat olduğu izlenimi verdiğini, davalının basılı evraklarındaki grafik görünüşünün dahi müvekkili markasının taklidi olduğunu, müvekkil markasının davalının faaliyette bulunduğu ilde de satıldığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve men’ine, davalının ticaret unvanındaki “…” kelimesinin sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “…” ibaresini marka olarak değil, sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, toptan triko ticareti yaptığını, davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına uzun süredir tescilli ve kullanmakta olduğu “…” ibareli markaların birebir aynısının, aynı alanda faaliyet gösteren davalı tarafından ticaret unvanının esaslı unsuru olarak tescil ettirilmesinin 6762 sayılı TTK’nın 57/5. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti ile davalının ticaret unvanındaki “…” ibaresinin ticaret sicilinde terkinine, davalının “…” ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin bir delil olmadığı, terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan bir ticaret unvanının kullanımının da yasal bir kullanım oluşturduğu gerekçesiyle diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmak suretiyle öncelikle davalı adına tescilli ticaret ünvanının kılavuz sözcüğünü oluşturan “…” ibaresinin ticaret sicilinden terkini suretiyle haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmış bulunmasına ve hükmün kesinleşmesinden sonra davalının anılan “…” ibaresini içeren ticaret unvanını kullanmaya devam etmesi halinde, bu durum yeni bir haksız rekabet hali oluşturacağından ancak bu taktirde haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik diğer taleplerin değerlendirilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.