Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10713 E. 2014/17347 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10713
KARAR NO : 2014/17347
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2014 tarih ve 2013/316-2014/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TPE nezdinde tescilli, tanınmış ”…” ibareli markasının ve ticaret unvanının bulunduğunu, davalının iltibas oluşturacak şekilde ”…” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirip, işletme adı ve markasal olarak da kullandığını, “…” ibaresi üzerinde üstün öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu belirterek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanındaki “…” ibaresinin terkinine, ”…” yazılı tabela, borşür vs. evrakların toplatılarak imhasına, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının ticaret unvanını ilk defa 04.10.1994 tarihinde, davalının ise 05.05.2005 tarihinde tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanının tescil edildiği tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar yaklaşık 8 yıl geçtiği, davacının, ticaret unvanının terkini istemi yönünden uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, ayrıca, davalının “…” ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan ticaret unvanının kullanılmasının yasal bir kullanım olduğu, davacının manevi tazminat talebinden feragat ettiği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin HMK 307. maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.