YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/32563
KARAR NO : 2017/16125
KARAR TARİHİ : 04.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı … Köy Hizmetleri Müdürlüğünde, işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici/mevsimlik işçi statüsünde çalıştırıldığını, bu dönemde her yıl yeni bir geçici/mevsimlik iş sözleşmesi ile işe başladığını ve yıl sonunda işten ayrıldığını, 2001 yılında aynı müdürlükte daimi/kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen sürelerin kıdem hesabında dikkate alınmayarak, başlangıç derece ve kademesinden işe başlatıldığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün lağvedilmesi ile tüm hak ve alacakları ile beraber … İl Özel İdaresine devredildiğini, aynı işverene bağlı hizmetlerinin kıdem süresinde birleştirilmediğini belirterek, mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresinin dikkate alınması sureti ile yeni derece ve kademesinin tespitine, buna bağlı olarak fark ücret, akdi ilave ikramiye, yasal ilave tediye, yıpranma primi alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı İl Özel İdaresi vekili, davacının derece ve intibakının yasa ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre usulüne uygun olarak yapıldığını, taleplerinin haksız olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, 2011/2013 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre talepte bulunmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi tarafından 2015/5457 esas 2016/3956 karar numaralı ilamı ile mahkemece kararda alacak talepleri hakkında toplam rakam yazılmak suretiyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı bir yazım tekniği olduğu, davacıya talepleri tek tek açıklattırılıp buna göre her alacak ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, açıklattırılan alacak taleplerine göre ayrı ayrı hüküm kurulmuştur.
Tavzih Kararı:
Davacı vekili, 14.02.2017 tarihli dilekçesiyle, 2013 yılında açılan davada davalı olarak … İl Özel İdaresi’nin gösterilmişse de, yargılama devam ederken 6360 Sayılı Yasa ile … İl Özel İdaresi’nin lağvedilerek, … Büyükşehir Belediyesine devredildiğini, ancak gerekçeli kararda davalı olarak … İl Özel İdaresinin yazıldığını, gerekçeli karardaki davalının … olarak değiştirilmesini talep etmiştir.
Mahkeme tarafından 16/02/2017 tarihinde davacının tavzih talebinin kabulüne karar verilerek, gerekçeli kararda davalı taraf … olarak değiştirilmiştir.
Temyiz:
Gerekçeli kararın tebliğ edildiği … tarafından karar süresi içinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Hükmün tavzihi, 6100 sayılı HMK ‘nın 305. maddesinde “(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Tavzih, açıklama ve aydınlatma anlamına gelmekte olup, değişiklik, ekleme yada çıkarma işlemine olanak tanımamaktadır. Hakim, karar verdikten sonra bu kararını tarafların talebi dahi olsa değiştiremez. İstisnai hallerde; hükümdeki kapalılık, açık olmayan hal, tereddüt yada çelişki ortadan kaldırılabilir. Ancak, tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez. Bu kapsamda tavzih yolu ile taraf değiştirilemeyeceği gibi, taraf olmayan biri taraf konumuna getirilemez ve taraf konumunda olan biri taraf konumundan çıkarılamaz.
Somut olayda; Mahkemece yargılamanın, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen … İl Özel İdaresi’ne karşı yapılmış olmasına karşın, dosyanın karara çıkmasından sonra davacı vekilinin 14.02.2017 tarihli dilekçesiyle, 6360 Sayılı Yasa ile … İl Özel İdaresi’nin lağvedilerek, … Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği iddiasıyla, gerekçeli kararda davalının … Büyükşehir Belediyesi olarak değiştirilmesine dair talebi Mahkemece kabul edilerek, tavzih kararı ile taraf değişikliğine gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-12.11.2012 tarihinde kabul edilen 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “Büyükşehir Belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi” başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrası ile Büyükşehir Belediyesinin sınırlarının il mülki sınırları olduğu, aynı maddenin 5. fıkrası ile Büyükşehir Belediyesi bulunan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırıldığı ve yine aynı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası ile “Söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur.” hükmüne yer verilmiştir.
6360 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur. Bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabilir.” düzenlemesi ile devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak il özel idarelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 5. bendinin aynı Kanun’un “Yürürlük” başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasına göre ilk mahalli idareler genel seçiminde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; 6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince, Mahkemece ilgili komisyon kararının da celbi ile dava konusu hak ve/veya borca ilişkin devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluş belirlenerek, dava dilekçesinin tebliği suretiyle taraf teşkili sağlanmalı ve buna göre yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.