YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1836
KARAR NO : 2014/9223
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/06/2013 tarih ve 2011/549-2013/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket nezdinde bir müddet yönetim kurul üyeliği ve icra kurulu üyeliği yaptığını, icra kurulu üyeliği için davalıya yapılan ödemelerin haksız olduğunu, zira davalının yönetim kurulu üyesi iken ve şartlar gerektirmediği ve ayrı bir iş yapılmadığı halde haksız gelir sağlamak amacıyla icra kurulu oluşturulup davalının üyeliğine seçildiğini, davalının hem icra kurulu üyeliği hem yönetim kurulu üyeliği yapmasının …’nın 332. maddesine açıkça aykırı olduğu ve yine …’nın 319. maddesinin tanıdığı hakkı kötüye kullandığını, davalıya icra kurulu üyeliği nedeniyle yapılan haksız ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulunca alınan karara istinaden yönetim kurulunca bu karara ve ana sözleşme hükümlerine göre alınmış kararlar davalının icra kuruluna seçilip görevlendirilmiş olması şirketin ana sözleşmesine, genel kurul kararına ve …’nun 319 ile ilgili diğer maddelerine aykırılık teşkil etmediği, davalının icra kurulu üyeliği için aldığı ücret nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilmeyeceği, davacı şirketin icra kurulu tarafından yapılan işlemlerin ve kararların aslında yönetim kurulunca ya da müdür tarafından da yapılabileceği ve bu nedenle ayrı bir icra kuruluna gerek olmadığına ilişkin iddialarının bu davada değerlendirilemeyeceği, zira bu davanın bir genel kurul yada yönetim kurulu kararı iptali davası da olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.