YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1146
KARAR NO : 2017/5125
KARAR TARİHİ : 14.06.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 134/2, 62, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 01.01.2009 tarihinde işlediği sabit görülen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/2, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2010 tarihli, 2009/775 esas, 2010/378 sayılı kararının itiraz edilmeden 30.06.2010 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli, 2010/436 esas, 2011/238 sayılı kararı ile 25.07.2010 tarihinde işlediği sabit görülen tehdit suçundan dolayı TCK’nın 106/1-1, 43/1-2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/1-3-a, 125/4, 43/1-2, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince 9.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükümleri 08.07.2011 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suçlar işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığa ve sanık müdafiine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, 10.06.2010 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli, 2014/420 esas, 2014/359 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İncelenen dosya kapsamına göre; sanık …’in, mağdur … ile cinsel ilişkiye girdiği esnada, cep telefonunun kamerasıyla mağdurun çıplak bedenini ve cinsel mahremiyetine ilişkin görüntülerini kaydettikten sonra, bu görüntüleri, arkadaşı olan …’e sattığı iddiasına konu eylemi ile ilgili olarak mağdurun soruşturma evresinde verdiği 02.11.2009 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle sanık … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı 04.11.2009 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve sanık …’in aynı eylemi arkadaşı …’e isnat edilen şantaj suçuna yardım etme olarak nitelendirilip, TCK’nın 39/1,2-b-c maddesinin yollamasıyla aynı Kanun’un 107/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle sanık … hakkında dava açıldığı anlaşılmakla,
Sanık … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten ve karar adı geçen sanığa tebliğ edildikten sonra aynı olayla ilgili yeni bir delil elde edilmediği gibi, mağdurun da sanıktan şikayetçi olmadığı nazara alındığında, kovuşturma koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 172/2 ve TCK’nın 139/1. maddeleri dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.