Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/12736 E. 2017/5145 K. 14.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12736
KARAR NO : 2017/5145
KARAR TARİHİ : 14.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan … vekili ile katılan … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/12/2014 tarih, 2014/905 – 2014/899 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK’nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmadan önce verilen kararda, ”sanığın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda kesin ve inandırıcı delil elde olunamaması ” gerekçesiyle beraat kararı verildiği bozmadan sonra verilen kararda ise ” atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ” gerekçe gösterilerek beraat kararı verildiği bu sebeble mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilen bir karar olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekili ve katılan …’ın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin 18.09.2014 gün ve 2013/25231-2014/18207 sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, somut olayda, hangi tarafın kırmızı ışıkta geçtiğine dair bir tespit bulunmaması, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında sanığa ait çarpmadan sonra 13 metre fren izinin tespit edilmesi ve 13.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda üçüncü olasılık olarak belirtilen “sürücülerden herhangi birisinin kavşağa giriş esnasında kendisine hitap eden trafik ışığı kırmızı yandığı halde durmayarak kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilememesi halinde sanığın kavşağa güvenle durabilecek şekilde yaklaşmadığı gerekçesi ile tali kusurlu olduğunun bildirilmesi karşısında sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın atılı suçtan beraatine dair kararda hüküm fıkrasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.