Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/1277 E. 2017/5865 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1277
KARAR NO : 2017/5865
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK 231/11 maddesi uyarınca açıklanması ile TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1 maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 12.04.2011 tarihinde işlediği sabit görülen taksirle yaralama suçundan dolayı TCK’nın 89/4, 22/3, 62 maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2013 tarihli, 2012/661 esas, 2013/66 sayılı kararının itiraz edilmeden 10.04.2013 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Nazilli (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli, 2013/641 esas, 2014/693 sayılı kararı ile 10.08.2013 tarihinde işlediği sabit görülen kasten yaralama suçundan dolayı TCK’nın 86/2/3-e, 62/1 maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 26.06.2014 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 19.02.2013 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2014/516 esas, 2014/789 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu ilkelere uyulmadan yapılan işlemin önceki hükmün açıklanmasından ibaret olduğundan bahisle “dellilerin tartışılması yoluna gidilmeden bu yargılamada yalnızca kesinleşmiş karar sonucu yapılan ihbar üzerine sanığın önceki mahkumiyet hükmünü açıklamakla yetinilmiştir” şeklindeki gerekçe ile hükümde delillerin tartışılmasına ve gerekçeye yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince sair yönler incelenmeksizin, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.