Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2312 E. 2014/14748 K. 26.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2312
KARAR NO : 2014/14748
KARAR TARİHİ : 26.09.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2012 tarih ve 2011/68-2012/119 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve borcu üstlenen … vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.09.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … , davalılardan … A.Ş. vekili Av. … ve … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait … A.Ş. … Şubesi nezdindeki hesaplarda 82.800 YTL ve 21.235 USD mevduatın, … yetkililerinin … … Ltd. şirketinin … A.Ş. güvencesinde bulunduğu yönündeki yanıltıcı beyanlarına ve … … Ltd. şirketinin unvanının … A.Ş. ile müşterek olmasından da yararlanılarak müvekkiline baskı uygulandığını, bu baskıların sonucunda müvekkilinin 20.12.1999 tarihinde mevduatının … … Ltd.’e aktarılmasına muvafakat ettiğini, bu hesap aktarımına muvafakatten 2 gün sonra 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından …’a el konulduğunu ve yönetimin …’ye devredildiğini, daha sonra … ve … A….nin birleştirildiğini. Elkoymadan sonra müvekkiline mevduatının … ‘de kurulu olduğu söylenen … … Ltd. adlı kıyı bankasına gönderilmiş olduğunun ve kıyı bankasında bulunan mevduatların sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile ödenmeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek, 5.000 USD nin faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle toplam talebini 82.800 TL ve 21.235 USD olarak ıslah etmiştir.
Davalılar ve borcu üstlenen … vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı …’in davalı … A.Ş. bankaya devrinden önce … A….nin … şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu 21.01.2000 vade sonu tarihli 66.000.000.000 TL (Karşılığı; 66.000,00 TL) davacı …’in davalı … A.Ş. bankaya devrinden önce … A….nin … şubesine; 20.12.1999 tarihinde açmış olduğu, 21.01.2000 vade sonu tarihli 16.800.000.000 TL, 21.01.2000 vade sonu tarihli 21.235 USD hesabının bulunduğu, … mevduatlardan
… hesabın yatırıldığı bankaların sorumlu olduğu, diğer davalılar … , … , … ve … hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde HUMK 409 Md 1. fk uyarınca müracaata bırakıldığı gerekçesiyle, davanın davacılardan … yönünden kabulü ile asıl dava ile açılan 5.000,00 USD, ile ıslah ile açılan 16.235,00 USD nin paranın yatırılma tarihi olan 21.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte borçlar kanunu 83 maddesi gereğince fiili ödeme yönündeki kur karşılığı TL nin, ayrıca 16.800,00 TL’nin 21.01.2000 tarihinden itibaren reeskont (yasal faizi) ile, davalıdan tahsiline, davacı … yönünden, 66.000,00 TL’nin 21.02.2000 Tarihinden itibaren reeskont (yasal) faizi ile … Bank (… üstlenen …) den tahsiline, diğer davalılar … , … , … ve … hakkında açılan davanın 08.02.2010 tarihinde müracaata bırakıldığı ve 3 aylık yasal sürede yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve borcu üstlenen … vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve borcu üstlenen … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 – Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili yatırılan mevduata vade sonuna kadar işleyen akdi faizi eklemek suretiyle bu meblağın vade sonundan itibaren en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bankaya yatırılan miktarın vade sonundan itibaren faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiştir. Ancak, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmayıp davalı haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğundan, faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde vade sonundan itibaren belirlenmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7 maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … A.Ş. vekili ve borcu üstlenen … vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bent, 1.ve 2. paragraflarında yer alan “21.01.2000 tarihinden itibaren” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “20.12.1999 tarihinden itibaren” kelime grubunun eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılar’a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.