YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/287
KARAR NO : 2017/2842
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 12.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı …, feragat hakkında beyanı alınmadığı, davayı takip etmek istediği gerekçesiyle temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;
1-137. maddesinde, “Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.
“Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.”,
2-142. maddesinde, “Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.”,
3- 147/1. Maddesinde, “Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilir.”,
Hükümlerine yer verilmiştir.
Mahkeme ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir (HMK m. 138-142). Ancak mahkemenin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması veya zamanaşımı def’inin dinlenebilir olması gerekir. Mahkemece bu nedenler dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse HMK’nın 143 ve devamı maddeleri uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeli ve özellikle HMK’nın 147. maddesi uyarınca taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilmelidir.
Öte yandan, paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Davacı davasından feragat etse bile davalılardan birinin davaya devam etmek istemesi halinde mahkemece davaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmelidir. Bu nedenle davacının davadan feragat beyanına karşı hazır bulunan davalılardan diyecekleri sorulmalı, davaya devam etmeyi istemeleri halinde yargılamaya devam edilmelidir.
Somut olayda; davalı …’e dava dilekçesi ve tensip zaptı 18.12.2014 tarihinde MERNİS adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, mahkemece ön incelemenin 12.12.2014 tarihinde dosya üzerinden yapıldığı ve hükmün verildiği anlaşılmakla, yukarıda değinilen usulü işlemler yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildir.