YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/34042
KARAR NO : 2017/12669
KARAR TARİHİ : 30.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Davacı eldeki alacak davası ile; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 27.08.2013 tarihli kararla, bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 27.08.2013 tarihli kararı, Dairemizin 03.12.2013 tarihli ilamıyla, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri alacakları yönünden bozulmuştur. Diğer alacak talepleri hakkındaki hüküm kısmı ise, bozma sebebi bulunmadığından kesinleşmiştir.
Mahkemece, bozma sonrasında tesis edilen kararda, 28.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 1.239,37 TL fazla çalışma, 32,57 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş; diğer alacak talepleri hakkında ise bozmadan önceki karar gibi hüküm sonucu tesis edilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bozmadan sonra tesis edilen mahkeme kararında, temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde, bozma kararı kapsamı dışında kalan alacaklara dair hüküm kısmının dikkate alınmaması gereklidir. … halde, dosya içeriğine göre, Dairemizin 03.12.2013 tarihli bozma kararı kapsamında bulunan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından hüküm altına alınan toplam miktarın karar tarihi itibari ile geçerli olan 2.270,00 TL’lik kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz isteminin, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427., 432. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı sebepten, davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427., 432. maddeleri uyarınca REDDİNE, nispi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.