YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13292
KARAR NO : 2017/5422
KARAR TARİHİ : 20.06.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 52/2, 51/1-b-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüş olup;
İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01/06/1990 tarih ve 1946 (B) sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli Bintepeler nekropolü içerisindeki Maliye Hazinesine ait, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisli 1782 ve 1744 parsellerin sanık tarafından sürülüp ekildiği iddiasıyla açılan dava kapsamında, sanığın soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, bölgenin 1. derece sit alanı olduğunu bildiğini, suça konu arazilere arpa ve buğday ekmek için hazineye ecrimisil ödediğini, geçen yıl Müze Müdürlüğünden izin alarak aynı arazide ekim yaptığını, şikayet üzerine gidip izin alacağını söylediği, kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, alanı traktör ile sürüp arpa ektiğini ve arazinin ecrimislini hazineye ödediğini beyan ettiği, kolluk kuvvetlerince düzenlenen ve altında sanığın da imzasının bulunduğu 06/12/2013 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında, Müze Müdürlüğü görevlisinin ihbarı üzerine ihbara konu yere gidildiğinde, arazinin traktör ile sürülerek ekime hazır hale getirilmiş olduğunun belirtildiği, buna karşılık, 14/05/2014 tarihli keşifte, tümülüslere yakın konumdaki arazinin arpa ekili olup, hasat zamanının geldiğinin belirlendiği;
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile, gerek tarımsal faaliyet gerçekleştirilen taşınmazların 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalıp hazineye ait olduğunun sanık tarafından bilinmesi, gerek sanığın aşamalardaki savunmalarında taşınmazları kiraladığına dair bir beyanda bulunmayıp ecrimisil ödeyerek kullandığını söylemesi ve ecrimislin de, “hazine taşınmazının idarenin izni dışında işgal edilmesi sebebiyle idarece talep edilen tazminat” niteliği taşıması, gerek tarımsal faaliyet için daha önce Müze Müdürlüğünden izin aldığını dile getiren sanığın, ecrimisil ödemesi yapmasının, taşınmazlar üzerinde dilediği şekilde tasarrufta bulunabileceği anlamına gelmediğinin bilincinde olması ve gerekse traktör ile sürme fiilini tespit eden tutanağın düzenlenmesinden sonra da hukuka aykırı eylemine devam ederek araziye arpa ekmesi karşısında, atılı suçun unsurlarının oluştuğu sonucuna varılacağı kabul edilerek, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamış, 1782 ve 1744 parseller olmak üzere iki adet taşınmaz dava konusu edildiği halde, sadece 1782 parsel üzerinde keşif yapılarak, iki ayrı suçun mu yoksa zincirleme suçun mu söz konusu olacağı tartışılmadan karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.