YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19126
KARAR NO : 2017/7233
KARAR TARİHİ : 25.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Cihat Tortum geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/01/1997 tarihinde depocu olarak davalılardan…Tekstil Şirketinde işe başladığını, 21/11/2000 tarihinde tazminatını almaksızın yeniden dönme kaydı ile askere gittiğini, 06/05/2002 tarihinde askerden dönünce ortakları aynı adreste kurulu… Tekstil Şirketinde işe başladığını ve 01/12/2005 tarihine kadar bu firmada çalıştıktan sonra bu defa 01/05/2006 tarihine kadar şirket ortağı …’ün şahıs firmasında çalıştırıldığını, 01/05/2006 tarihinden sonra…Tekstil’in Laleli’de ki satış mağazasına gönderilerek işten çıkarıldığı tarihe kadar bu mağazada çalıştığını, …’ün 12/11/2010 tarihinde müvekkilinin yanına gelerek ortaklar arasında ihtilaf çıktığını ancak tazminat ödemeyeceklerini belirterek davacıyı işten çıkardığını, davalı şirketlerin ortakları ve şahıs firma sahiplerinin aynı ailenin mensupları olduğunu, davalıların müvekkilinin çalışmalarını bazı yıllarda göstermediklerini, bazı yıllarda eksik gösterdiklerini, işten çıkarılmadan önce ekonomik kriz nedeniyle yirmi iki aylık maaşının da ödenmediğini, davacının sabah 08:00’da işe başlayıp akşam 20:30’a kadar devam ettiğini, Cumartesi günleri çalışmanın 16:00’da bittiğini, Pazar günleri çalışmanın olmadığını, milli bayramlarda çalıştığını, dini bayramlarda tatil yaptığını, fazla çalışma için ücret ödenmediğini, yıllık ücretli izin kullandırılmadığı gibi bedelinin de ödenmediğinin iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; SGK kayıtlarında davacının, davalı şirketlerde ve … yanında fasılalı olarak çalıştığının tespit edildiği, davalılar yanında fasılalı olarak çalıştığı, davacı tanıklarının davacının çıkarıldığını beyan etmeleri karşısında davalıların bu konuda beyanda bulunmamaları nedeni ile iş sözleşmesinin son davalı şirket…Tekstil tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının aynı işverene ait değişik işyerlerinde çalışması nedeni ile hizmet sürelerinin birleştirilmesi gerektiği, ancak davalıların kendi çalışma dönemlerinden sorumlu olduğu, son işverenin tüm alacaklardan sorumlu olduğu, davacının yıllık izin, fazla çalışma ve hafta sonu – genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediği anlaşıldığından davalılar vekilinin zamanaşımı iddiası nedeni ile bilirkişi tarafından hazırlanan 14.11.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda alacak kalemlerinin kabulüne karar verildiği, dosya içerisinde davalılar tarafından yapılan 3 ödeme belgesi bulunduğu, nüfus cüzdanı üzerine yazılmış olan ve 3900 USD alındığına dair belge de tahrifat yapılmış olması ve davacının taşınmaz satımı ile ilgili bir ödeme olduğunu beyan etmesi karşısında bu ödemeye itibar edilmediği, ancak davalı … ve…Tekstil tarafından yapılan iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları dikkate alınarak davalı … sadece kıdem tazminatından mesul olmakla 3.500.00 TL kıdem tazminatından mahsup edildiği, diğer davalı…Tekstil adına olan 6.586.00 TL ödeme ise Yargıtay tarafından ödemelerin öncelikle ücretten düşülmesi gerektiği belirtildiğinden ücret alacağından mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
A-Usul Açısından;
1-Davacı davasını… Tekstil ve…Tekstil Şirketleri yanında …’e karşı da açmasına ve karar başlığında davalı mevkiinde gösterilmesine karşın Mahkemece … hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
2-Karar gerekçesinde davacının aynı işverene ait değişik işyerlerinde çalıştığı için hizmet sürelerinin birleştirildiği açıklamasına yer verildikten sonra davalıların sorumluluğun kendi çalışma dönemi ile sınırlı olduğu gerekçesine yer verilmesi hukuken çelişkili olduğu gibi …’ün kıdem tazminatından sorumlu olduğunun belirtilmesine rağmen hüküm sonucunda anılan davalı hakkında hüküm kurulmaması hususları çelişkili olup, Mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin tereddüde mahal verilmeksizin gerekçelendirilmemesi, ayrıca gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması HMK.nun 297. maddesine aykırıdır.
B-Esas Açısından;
1-Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde taleplerini net rakamlardan artırması karşısında Mahkemece net rakamlar üzerinden hüküm kurulmasında usule aykırılık bulunmamaktadır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır.
İş sözleşmesinden doğan para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanununda özel bir düzenleme bulunmadığından, Türk Borçlar Kanununun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir.
İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise, mahsup işlemi Türk Borçlar Kanununun 102 inci (Eski B.K.nın 86) maddesine göre yapılacaktır. İş Kanununda işçinin sözleşme ve kanundan doğan alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür.
4857 sayılı İş Kanununa göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş hukuku mevzuatımızda Basın İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir.
1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120 nci maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir.
Buna göre örneğin, 5.000 TL ihbar tazminatı, 7.500 TL kıdem tazminatı, 2.500 TL ücret, 2.000 TL fazla mesai ve 500 TL yıllık izin ücreti alacağı olmak üzere takibe konu yapılmamış toplam 17.500 TL alacağı olan bir işçiye işveren tarafından yapılacak 15.000 TL lik bir kısmi ödeme, öncelikle muaccel olan normal aylık ücret ve fazla mesai alacağına ilişkin borçlarına mahsup edilmelidir. Kalan miktar ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti borcuna mahsup edilecektir. Anılan borçların muacceliyet tarihleri aynı olduğundan, temerrüt tarihi önce gerçekleşmiş olan borca yani kıdem tazminatına mahsup edilecektir. Kalan 3.000 TL lik ödemenin, ihbar ve izin ücreti borcuna mahsubu anılan borçların muacceliyet ve temerrüt tarihlerinin aynı olması nedeni ile miktarları ile orantılı olarak yapılacaktır. Kalan toplam borç 5.500 TL olup, ihbar tazminatının bu miktara oranı 5.000/5.500 = 10/11, izin ücretinin oranı 500/5.500 = 1/11 olmakla, 3.000 X 10/11 = 2.727 TL ihbar tazminatına, 3.000 X 1/11 = 273 TL izin alacağına mahsup edilecektir. Böylece işverenin 2.273 TL ihbar tazminatı, 227 TL izin ücreti olmak üzere toplam 2.500 TL borcu kalmış olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işverence yapılan kısmi ödemenin olduğu sabittir. Mahkemece davacı işçinin feshe bağlı haklarının yanında daha önce muacceliyet şartı gerçekleşen işçilik alacaklarına da hükmedilmiştir. Bu durumda yukarıda zikredilen kanun hükümleri ve açıklamalar karşısında yapılan ödemenin kıdem tazminatından mahsubuna karar verilmesi de yerinde değildir. Mahsup, yukarıdaki ilkelere göre yapılmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.