Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2076 E. 2017/4587 K. 20.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2076
KARAR NO : 2017/4587
KARAR TARİHİ : 20.09.2017

Taraflar arasında görülen davada verilen 01/12/2015 tarih ve 2015/13-2015/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davacıya ait satışa arz ettiği ürünlerin markası ile yurt içinde ve yurt dışında tanındığını markasının davacı tarafından 2009 65893 Ticaret-Hizmet marka numarası ile 11/04/2011 tarihinde yıllığına tescilli olduğunu, davalı tarafın da markasını tescil ettirdiğini, davacı ile davalının markalarının 25 nolu kod kapsamında çocuk tekstilinde faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın markasının ” olarak tescil ettirilmiş ise de, burada asıl ve ayırt edici unsurun sözcüğü olduğunu, ekinde yer alan life kelimesinin ayırt edicilik ve farklılık oluşturmayacağını, davacı müvekkilinin. ticaret unvanını kullandığını, bu hususun dahi davacı müvekkilin marka ve ticaret ünvanı bütünlüğünü sabit kıldığını ileri sürerek davalı tarafın marka tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, ” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacı tarafından kullanılan ” markasının tescil tarihinin 11/12/2009 olduğunu, bu tarihte davacı markasının yurt içinde ve yurt dışında tanınmış olmadığını, davalının 13/03/2014 tarih ve tarafından 556 sayılı KHK’ye göre 16/11/2012 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle 25. sınıfta yer alan emtialar için isimli markayı tescil ettirdiğini, iki marka arasında gerek görsel, gerek işitsel ve gerek telaffuz yönünden bir benzerliğin bulunmadığını dolayısı ile dürüst makul 3. kişiler bağlamında iltibas tehlikesinin de bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 2012/95705 tescil numaralı ve ibareli markasının davacı yan adına tescilli davaya mesnet marka ile görsel açıdan benzerlik teşkil etmemesine rağmen, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, markaların aynı mal veya hizmet sınıflarında tescilli olduğu ve hitap ettiği tüketici kitlesinin aynı olduğu, davacı tarafa ait markanın davalı tarafa ait markadan 3 yıl önce tescil edilmiş olduğu, davacının ticari ismini marka olarak tescil ettirdiği ve kullandığı ,ibareli 2012/95705 tescil numaralı markanın, davacının Bobix ibareli 2009/65693 nolu markası ile iltibas tehlikesi teşkil ettiği gerekçesiyle 556 sayılı KHK m. 4-2 gereği hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, fakat tescil süresince davalı markasının korunması nedeniyle marka hakkına tecavüze ilişkin davacı yan taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
-/-

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.