YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3537
KARAR NO : 2014/7587
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 gün ve 2009/423-2011/581 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.11.2013 gün ve 2012/3817-2013/20025 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı birleşen davada davacı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalılardan …’in diğer davalı şirketin ortağı olduklarını, şirketin her türlü mali işlemlerinin davalı ortak tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin kardeşi olan davalıya güvendiğini ve şirket ile ilgili tasarrufta bulunmasına itiraz etmediğini, bu tasarrufları kontrol etme gereği de duymadığını, ancak 2008 yılı sonunda bir işlem için bankaya gittiğinde şirket adına krediler alındığını ve alınan kredilerin davalının eşinin hesabına yatırıldığını öğrendiğini, şirket hesaplarını incelemek istediğinde davalının buna engel olduğunu, müvekkilinin uzun süredir şirkete gidemediğini, mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespitten şirket mallarının olması gerekenden çok az olduğunun ve şirket malları üzerinde davalının kötü tasarrufta bulunduğunun anlaşıldığını, halbuki davalı şirketin sürekli kar ettiğini ve borçlanmasına gerek bulunmadığını, davalı şirketin uzun süredir kar payı dağıtmadığını, bu aşamada şirketi devam ettirmenin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin feshine, davalının yaptığı usulsüz harcamaların ve ödenmeyen kar payının davalının kendi tasfiye payından düşülerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, davalı ortağın uzun süredir şirket işleri ile ilgilenmediğini, tüm işlerin müvekkilince yürütüldüğünü, aynı zamanda şirketi temsil yetkisi de bulunan davalının şirket aleyhine birçok tasarrufta bulunarak şirketi ekonomik yönden zarara uğrattığını, satmış olduğu şirkete ait menkul ve gayrimenkullerin bedellerini şirkete intikal ettirmediğini ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, asıl davacının şirketi zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iki ortaklı davalı şirketin ortaklarından birinin ortaklıktan çıkarılması halinde varlığını devam ettirmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin birleşen davanın şirketin feshi istemine yönelik olduğunun kabul edildiği, kardeş olan şirket ortakları arasındaki güven unsurunun zedelendiği, şirketin feshi için haklı bir neden bulunduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile davalı şirketin feshine dair verilen kararın davalı-birleşen davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı-birleşen davacı … vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl dava, davalı … şirketin feshi; birleşen dava ise davalının ortaklıktan çıkarılması ve şirket öz varlığının birleşen dava davacısına bırakılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece kardeş olan şirket ortakları arasındaki güven unsurunun zedelendiği, iki ortaklı davalı şirketin ortaklardan birinin çıkarılması halinde varlığını devam ettirmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle birleşen davanın da şirketin feshi istemine yönelik olduğunun kabulü ile asıl ve birleşen davalarda şirketin feshine karar verilmiştir.
Asıl dava davacısı … ile davalı-birleşen dava davacısı …’in feshi istenen …’nin ortakları olup, dava devam ederken asıl dava davacısı ortak …’in vefat ettiği, anılan ortağın vefatından sonra mirasçıları ile davalı … arasında yapılan 20.07.2011 tarihli noterce onaylanmış “Kollektif Şirket Sözleşmesi Tadili” başlıklı sözleşme ile mirasçıların şirkete ortak olmalarına mevcut ortak Ercan tarafından rıza ve muvafakat edildiği belirtilerek, buna göre şirketin ortakları, unvanı ve sermayesi hususlarında değişiklikler yapılmıştır. Mahkemece, yargılama sırasında dava açan ortağın ölümü sonrasında mirasçıların mevcut ortak ile bir araya gelerek şirkete katılmaları ve buna göre şirket sözleşmesini değiştirmeleri sonucu ortaya çıkan yeni durumun değerlendirilerek, bu yeni duruma göre şirketin feshini gerektiren yasal koşulların bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, ortaya çıkan bu yeni durum nazara alınmadan yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen davalarda şirketin feshine karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı-davacı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-davacı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.11.2013 günlü, 2012/3817 Esas-2013/20025 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı-davacı … yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen asıl davada davalı birleşen davada davacı …’e iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.