Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/23288 E. 2017/4692 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23288
KARAR NO : 2017/4692
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı vekili, 01/07/2010 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan… plakalı motorsiklet ile seyir halinde iken plakası bilinmeyen… marka yolcu minibüsünün, müvekkilini sollaması esnasında, minibüse ait korkuluklarına müvekkilinin çarpması neticesinde BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, çarpan aracın durmayarak yola devam ettiğini, bu nedenle minibüsün plakasının alınamadığını, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin %4 oranında sakat kaldığını, Güvence hesabına olay nedeniyle yapılan başvuru neticesinde müvekkiline 3.329,00 TL maddi tazminat ödendiğini, ödenen bu miktarın yeterli olmadığını, bu nedenle fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 500,00 TL sının kısmi ödeme gününden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının müracaatı sonunda ödeme yaptığını ve ibraname alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar rasında imzalanan 19/02/2013 tarihli ibraname ile meydana gelen kaza nedeniyle davacının, kendisine ödenen 3.329,00 TL den başka davalıdan maddi tazminat alacağının kalmadığını kesin ve dönüşümsüz olarak kalmadığını kabul ettiği gereçesiyle davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
…’nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res’en dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; olay nedeniyle davalı tarafından davacıya poliçe hükümleri gereğince 21.02.2013 tarihinde ödeme yapılmış ve taraflar arasında 19.02.2013 tarihli ibraname imzalanmıştır. Eldeki davanın 18.04.2013 tarihinde açılmış olmasına göre, … 111. maddede öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmediği anlaşılmaktadır. Bu hakde Mahkemece davanın esasına girilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.