Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/3379 E. 2017/8595 K. 20.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3379
KARAR NO : 2017/8595
KARAR TARİHİ : 20.09.2017

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2016 tarihli ve 2016/400 esas, 2016/289 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/07/2016 tarihli ve 2016/1742 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.05.2017 gün ve 143/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2017 gün ve 2017/32767 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27/01/2015 tarihli ve 2015/1293 esas, 2015/1708 karar sayılı ilamında “…Kanun yararına bozma mündeceratında atıfta bulunulan YCGK’nın 22/01/2013 gün ve 2013/15 sayılı Kararında itiraz mercii inceleme sırasında sadece CMK’nın 231. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususuyla sınırlı bir inceleme yapmayarak, incelenen kararın hem maddi, hem de hukuki yönünü ele alarak hukuka uygunluğunu denetleyeceğinin belirtildiği, bunun suçun sübutu, vasıf değişikliği gibi konuları da içerdiği nazara alınıp iddia ve savunma değerlendirilerek gerekçeleriyle itiraz konusunda denetime elverişli bir karara varılması gerekirken maddi olay ve hukuki yönden irdelemeye yer vermeyen yetersiz gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz, bu itibarla Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden….” şeklinde belirtildiği üzere, somut dava dosyasında sanık tarafından suçu işleyen kişinin kendisi olmadığı, ….isimli eski kiracısı olduğunu, abonelik kaydının da bu kişi adına olması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle anılan karara itiraz edilmesine karşın, merciince itiraz sebepleri karar yerinde tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik yapılan itirazlar ve bunların incelenmesi usulüne ilişkin olarak her ne kadar Ceza Genel Kurulunca 03.02.2010 gün ve 13-12 sayılı karar ile; “İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, CMK’nın 231. maddenin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması gerektiği” kabul edilmiş ve bu uygulama Özel Dairelerce istikrarlı olarak sürdürüle gelmiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazlarda, kararın sadece suça ve sanığa ilişkin objektif şartların gerçekleşip gerçekleşmediğiyle sınırlı olarak incelenmesi uygulamasının doğurduğu sorunlar nedeniyle, Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/10-534 E., 2013/15 K. sayılı kararı uyarınca, itiraz merciinin yapacağı incelemeyi sadece CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden yapması gerektiğinin kabul edildiği nazara alınarak;
İncelenen olayda, sanık tarafından suçu işleyen kişinin kendisi olmadığı,…. isimli eski kiracısı olduğu, abonelik kaydının da bu kişi adına olması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle anılan karara itiraz edilmesine karşın, merciince itiraz sebepleri karar yerinde tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (KARŞIYAKA) 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 14.07.2016 gün ve 2016/1742 sayılı D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.