YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9734
KARAR NO : 2017/6271
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı iş yerinde 13/10/2014 tarihinde işe başladığını, işten çıkarıldığı 30/04/2015 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, davacının son görevinin raporlama ve analiz uzmanı olduğunu, davalı işverenin, Nisan 2015 tarihinde müvekkilini çağırarak iş sözleşmesinin 22/04/2015 tarihinde sona ereceğini kendisine bildirdiğini ve birtakım evraklar imzalattığını, ancak daha sonra bildirim süresi içinde işverenin tekrar müvekkilini çağırarak iş sözleşmesini feshetmekten vazgeçtiklerini bildirerek çalışmasına devam etmesini istediklerini bildirdiklerini, aradan bir hafta geçtikten sonra 30/04/2015 tarihinde, müvekkiline tekrar karar değiştirdiklerini ve iş sözleşmesinin feshedildiğini sözlü olarak bildirdiklerini, işverenin fesih nedenini açık bir biçimde işçiye bildirme zorunluluğu bulunduğunu, bununla birlikte, davalı müvekkilin iş sözleşmesini feshettikten önce ve sonrasında yeni işçi alımına devam ettiğini ileri sürerek, iş akdinin geçersiz olarak feshedildiğinin tespitine ve müvekkilinin işe iadesine, işe iade için işverene yasal süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için 4 aylık brüt ücret ve haklarının tahsiline, süresi içerisinde başvurusuna rağmen davacı işverence işe başlatılmaması halinde ödemesi gereken tazminat tutarının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı işçiye fesih bildiriminin yazılı olarak ve gerekçeleri ile birlikte 09/04/2015 tarihinde yapıldığını ve davacı işçi tarafından imzalanarak tebliğ alındığını, oysa davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkil şirketin ekonomik zorunluluklar nedeniyle organizasyon yapısında bir yapılanmaya ve küçülmeye gitmek zorunda kaldığını, iş akdinin feshi geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının yaşadığını belirttiği ekonomik sıkıntılar nedeniyle işçi sayısında azalmaya gittiği, bu amaçla birçok elemanının işine son verdiği gibi davacının da işine son verdiği ancak bir süre davacının işten çıkarılma sürecinin geciktirildiği, sonuçta ilk alınan prensip ve karar doğrultusunda işten ayrılma bildirgesinde belirtildiği gibi 24/12/2014 tarihinde işten ayrıldığını sgk’ya bildirildiği, yapılan fesih işleminin davalının genel kararı ve uygulamadaki yöntemi dikkate alınarak, yasaya ve hukuka uygun olduğu, davacının bu kapsamda bir küçülmeye gidildiğinde başka yerde ya da başka pozisyonda çalıştırılması olanağının olmadığının anlaşıldığı, işten çıkarmanın son başvuru olacak iş olması hususu dikkate alındığında yapılan eleman azaltma işleminin kapsamına göre bu yönteme gitmenin kaçınılmaz olduğu, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren 09/04/2015 tarihli fesih bildirimi ile davacıya iş akdinin 22/04/2015 tarihinde feshedileceğini bildirmiş ancak davacıyı 30/04/2015 tarihine kadar çalıştırmıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Feshin haklı bir nedene dayanmadığı işverenin kabulündedir. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Davacının 30/04/2015 tarihine kadar çalıştırılarak iş akdinin feshedilmesi önceki fesihten bağımsız bir fesih olup, fesih geçerlilik koşulları yerine getirilmediğinden salt bu nedenle geçersizdir. Mahkemece bu hukuki olgular gözden kaçırılarak, davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00. TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 482,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.