YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/31880
KARAR NO : 2017/9619
KARAR TARİHİ : 25.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; öncelikle Dairemizin 30.05.2016 tarihli kararıyla, mahkemenin davalı vekilinin kararı temyiz etmemiş sayılmasına dair 30.03.2016 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve harç eksikliğinin giderilmesi için dosya mahkemesine geri çevrilmiştir. Geri çevirme kararı üzerine tekrar gelen dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olması sebebiyle, duruşma için 14.02.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat …, davalı adına vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi ve eksikliğin giderilmesi için mahkemesine ikinci kez geri çevrilerek, eksiklik giderildikten sonra dosya yeniden Dairemize gelmekle, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı … işyerinde, kayden alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, yapılan hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki idari şartnamelerde işçilere ödenecek aylık ücret miktarının düzenlenmesine rağmen müvekkiline şartnamelerde belirtilenden daha düşük miktarda aylık ücret ödendiğini, haksız olan bu uygulama sebebiyle müvekkilinin fark işçilik alacaklarına hak kazandığını, ilave tediye alacağının da ödenmediğini ileri sürerek, ücret farkı ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ödenmesi gerekli aylık ücret miktarının, hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki idari şartnamelere göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu halde, her bir idari şartnamenin yürürlük tarihi nazara alınarak, davacıya ödenmesi gerekli aylık ücret miktarının dönem bazında ayrı ayrı tespit edilmesi gereklidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 27.02.2009 tarihli sözleşmedeki, ihalenin muhammen bedelinin belirlenmesine yarayan birim fiyata ilişkin maddede yazılı miktarın esas alınarak, 2010 yılının Mart ayına kadar olan dönemdeki ödenmesi gereken ücretin 2.065,00 TL olduğunun kabul edilmesi yerinde değildir. Söz konusu madde, ihalenin muhammen bedelinin belirlenmesine yarayan birim fiyata ilişkindir. İşçilere ödenmesi gereken ücret noktasında ise, idari şartnamede düzenleme yapılmıştır. Eldeki dosya içeriğinde bulunmamakta ise de, Dairemizce temyiz incelemesi yapılan emsal dava dosyalarında incelenen idari şartname nazara alındığında, hesaplamaya konu 2010 yılının Mart ayına kadar olan dönemde, şöforlere ödenecek ücretin, asgari ücrete oranının “% 276” olacağı kabul edilmelidir. Bu halde, 01.03.2009-30.06.2009 tarihleri arasında ödenmesi gereken ücretin brüt 1.838,16 TL; 01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında ödenmesi gereken ücretin brüt 1.912,68 TL; 01.01.2010-28.02.2010 tarihleri arasında ödenmesi gereken ücretin brüt 2.012,04 TL olduğu esas alınmalıdır.
Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 01.06.2012 tarihinden itibaren ödenmesi gereken ücretin “asgari ücretin % 64 fazlası” şeklinde kabul edilmesi gerekirken, “% 150 fazlası” şeklinde kabul edilmesi de, ilgili tarihte yürürlükte olan idari şartnameye göre hatalıdır.
Kabule göre de;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2009 yılının Mart ayı için zamanaşımı savunması gereği beş gün üzerinden hesaplama yapılacağının belirtilmesine rağmen, hesaplama tablosunda beş gün için 1.878,91 TL farkın tespit edilmesi doğru değildir.
Mahkemece, ıslaha karşı zamanaşımı savunmasının nazara alınmaması bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.