Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/16062 E. 2017/5829 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16062
KARAR NO : 2017/5829
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına Avukat… ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirketlerde 01/05/1975-29/03/2013 tarihleri arasında çalıştığını, davalıların aynı grup altında aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, Şirket tarafından alınan karar ile iş akdine son verildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01-08/04/2013 tarihleri arasında 7 gün süre ile habersiz ve geçerli bir neden olmaksızın işe gelmediğini, işten ayrılma talebini şifahi olarak şirket yönetimiyle paylaştığını, olumlu yaklaşım neticesinde çıkış evrakının hazırlandığını, ancak davacının imzalamaması üzerine şirketçe bunun kabul edilemeyeceğinin belirtildiğini, anlaşamama nedeni ile davacının işyerinden ayrıldığını ve işe gelmediğini, taleplerinin fahiş olduğunu, davalı … Şirketinin davacının işvereni konumunda olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak tarafların iş akdinin feshi konusunda görüşmede bulunduğu, davacının imzalaması istenen ibranameyi ihtirazi kayıt koymak suretiyle imzalamak istemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispatı gerekmesine rağmen ispat edilemediği, bu bakımdan davacının kıdem süresi de dikkate alınarak sözleşmenin işveren tarafından haklı neden olmaksızın ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiği, dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkının bulunduğu, ayrıca İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceğinin hükme bağlandığı, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğu, yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünin işverene ait olduğu, işveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle kanıtlaması gerektiği, somut olayda, yasal düzenlemeler ve açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının yıllık izin belgelerinin tutturulması ve tutulduğunun denetlenmesi işverenin sorumluluğunda olmasına karşın davacının, 786 günlük yıllık izinlerinin kullandırıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından yıllık izin ücretine hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin mevcut iş ilişkisi esnasında kullandığı yıllık izin süresi hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafça kullanıldığı ispatlanamayan 278 günlük izin süresine göre hesaplama yapılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde yıllık izinlerini kullanmasına müsaade edilmediği, ancak bazı yıllar bir iki gün izin kullanabildiğini açıklamıştır.
Bu durumda davanın aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacının isticvap edilerek hangi yıllarda ne kadar izin kullandığının belirlenip buna göre izin alacağının tespiti gerekirken eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Hükmedilen alacak miktarlarının brüt mü yoksa net mi olduğunun, ayrıca faiz başlangıç tarihlerinin kararda açıkça gösterilmemesinin 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.