YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4288
KARAR NO : 2014/7590
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 gün ve 2009/449-2012/619 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2013 gün ve 2013/8770-2013/22879 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı anonim şirketin 250.000 TL sermayeli ve 45.001 paylı ortağı olduğunu, 45.000 payının şirketin diğer ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı …’a, 1 payının diğer davalı …’ye kendi bilgisi ve iradesi dışında devir edilmiş olduğunu öğrendiğini, 25/06/2009 tarihinde de davalı şirketin olağan genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda kendisine ait payın devrinin, yönetim kurulu değişikliği ile gündemdeki diğer maddelerin oylanarak kabul edildiğini, bu durumda kendisine ait olan pay devrinin ve pay devrini onaylayan 25/06/2009 tarihli olağan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitinin gerektiğini ileri sürerek pay devrinin kabulünü içeren 25/06/2009 tarihli olağan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespit ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin karar defterinde bulunan davacının hisselerinin devrine ilişkin 22.01.2009 tarihli kararın ikinci maddesinin metne sonradan eklendiği hususu kesin olarak tespit edilememiş ise de sonradan eklenmediği hususunun da kesin olarak tespit edilemediği, ikinci maddedeki yazıların birinci madde ve diğer karar sayfalarına göre daha sıkışık ve küçük yazıldığı, diğer kararlarda bu sıkışıklığın gözlenmediği, aynı şekilde metin ile imzalar arasında diğer sayfaların aksine boşluk bırakılmadığı, hatta iç içe geçtiği bu nedenle davacının hissesinin devredildiğine ilişkin ikinci fıkranın karara sonradan eklendiği hususunda kanaat oluştuğu, 25/06/2009 tarihinde TTK’nın 370. maddesine göre çağrısız genel kurul yapan davalı şirketin bu toplantısına davacının katılmadığı, katıldığına dair bir belgenin davalı şirket tarafından dosyaya ibraz edilmediği, çağrısız bir genel kurulun geçerli olması için bu genel kurulda bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmalarının ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş olmaları gerektiğinin düzenlendiği, buna göre davacının katılımı olmadan alınan genel kurul kararının yoklukla malul olduğu gerekçesiyle 25.06.2009 tarihli genel kurul kararının hükümsüz olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı şirket vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.