Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18532 E. 2014/7288 K. 14.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18532
KARAR NO : 2014/7288
KARAR TARİHİ : 14.04.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2013 tarih ve 2013/32-2013/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11/11/2011 tarihinde Diyarbakır’dan Ankara aktarmalı İstanbul seyahati esnasında dava dilekçesi ekinde aslını sunduğu bagaj kuponuna ait bagajın davalı şirket yetkililerinin ağır kusuru neticesinde kaybolduğunu, aradan geçen 54 güne rağmen bulunamadığını, noter marifetiyle davalı kurumdan uğramış olduğu maddi ve manevi zararları talep ettiğini ancak kurumun cevabi yazıları doğrultusunda taleplerinin karşılanmayacağının tarafına bildirildiğini, iş yaptığı esnada kullandığı dokümanların, her biri markalı iş kıyafetlerinin, kişisel bakım malzemelerinin, tanıdıklarına getirdiği hediyeler olmak üzere bir çok eşyasının davalı şirketin ağır kusurlu davranışları ve ihmalleri neticesinde kaybolduğunu, bagajının kaybolması sebebiyle işlerinin aksadığını ileri sürerek 6.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ihtilafta 4 nolu Montreal Protokolü’nün uygulanacağını, bu protokole göre de müvekkilinin sorumluluğunun kilogram başına 250 Poincare Frank olduğunu, müvekkilinin sınırsız sorumlu tutulmasını gerektirecek bir durumun ispat edilemediğini, manevi tazminata hükmedilebilmesi için yasada aranan şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacının delil listesi ekinde sunduğu valizin içindeki eşyalar, bu eşyalara ait fatura ve diğer ispat belgelerine ilişkin (parfümün taşınamaz mal olduğu dışında) bir itirazı bulunmadığı, yapılan araştırmalar sonucu IATA üyesi tüm ülkeler için geçerli olan uygulamanın sadece el bagajlarında parfüm bulundurmanın yasak olduğu bilgisine ulaşıldığı, hava taşıması esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, 1999 tarihli ve 26/03/2011 tarihinden itibaren ülkemizde uygulama alanı bulan Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkesi gereği 1131 SDR tutarındaki zararın karar tarihindeki karşılığı Türk Lirası’nı tazmin etmekle yükümlü bulunduğu, davacının, davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağına ilişkin iddiasını
ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebi ile ilgili olarak 1131 SDR’nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 3.270,7389 TL karşılığının davalıdan alınarak taleple bağlı kalınarak ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, davacı bagajının kaybolması sebebiyle yaşadığı sıkıntılar nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, bu kayıp sonrası yaşandığı ileri sürülen iddialarının MK’nın 24. ve 6098 sayılı BK’nın 58. maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlâline neden olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin ve fazlaya ilişkin diğer talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.