Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/27119 E. 2017/5295 K. 14.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27119
KARAR NO : 2017/5295
KARAR TARİHİ : 14.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına ise kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, ilave tediye, yıllık izin, hafta tatili, ücret farkı, bayram yardımı, iş riski ve sorumluluk zammı alacaklarının; birleşen davada ise gece zammı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bozmaya uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen ilk hüküm davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bozma ilamında, çalışma düzenine bağlı alacakların salt husumetli tanık anlatımlarına itibar edilerek kabul edilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş ve karar bu yönden araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. İlk hükmü temyiz eden tarafın sıfatı da (davalı) nazara alındığında, bozma ilamının, çalışma düzenine bağlı olan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammı alacağına ilişkin olduğu açıktır. Her ne kadar fazla çalışma ücreti alacağı da, çalışma düzenine ilişkin ise de, ilk hükümde söz konusu alacak reddedilmiş ve anılan karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olduğundan, bu alacağa ilişkin red kararı bozma kapsamında değildir.
Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, salt husumetli tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi açıklanarak, dava konusu tüm alacaklar reddedilmiştir. Ne var ki, dava konusu alacaklarda ispat yükümlülüğü birbirinden farklılık göstermektedir. Bozma ilamı da, işçinin çalışma düzenine ilişkin olan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammı alacağına yönelik taleplere dairdir. Mahkemece bu yöne dikkat edilmeden ve bir ayrım yapılmaksızın yazılı gerekçeyle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Bu halde yapılması gereken, bozma kapsamında bulunmayan, fazla çalışma, ilave tediye, ücret farkı, bayram yardımı, iş riski ve sorumluluk zammı alacakları yönünden, bozmadan önceki 04.12.2014 tarihli hükümdeki ( gerekçe dahil) gibi, hüküm sonucu tesis etmektir.
Yıllık izin ücreti alacağı bakımından ise, bozmadan önceki hükümde söz konusu alacak kabul edilmiş; bozmadan sonraki hükümde ise husumetli tanık anlatımları bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkemece verilen ilk hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine tesis edilmiş Dairemizin bozma ilamında, yıllık izin ücreti alacağına yönelik bozma sebebine yer verilmemesinin maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı ile 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı kararından dönülmesi mümkündür. Şöyle ki; davacının davalı … Belediyesi’nden, 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi uyarınca, dava dışı Milli Eğitim Bakanlığı’na nakil suretiyle atandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalı … Belediyesi çalışması fesihle sona ermemiş olduğundan, anılan davalı belediyeye karşı feshe bağlı bir hak olan yıllık izin ücreti talebinde bulunulması mümkün değildir. Her ne kadar, davacı vekili ıslah dilekçesinde, müvekkilinin daha sonra emekli olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının devir tarihinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı işyerinde çalışmaya devam ettiği ve çalışmasının söz konusu Bakanlık işyerinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Yıllık izin ücreti devir tarihinde ödenmesi gereken alacaklardan olmadığı gibi, devreden işveren olan belediyenin yıllık izin ücreti alacağı bakımından işçiye karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu halde, söz konusu gerekçeyle yıllık izin ücreti alacağının reddi gerekmektedir. Mahkemece bozmadan sonraki hükümde, husumetli tanık anlatımlarının varlığı şeklindeki gerekçeyle yıllık izin ücreti talebinin reddedilmesi hatalı ise de, red hükmü, sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
Çalışma düzenine bağlı olan ve uyulan bozma ilamı kapsamındaki, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammına yönelik taleplerin değerlendirilmesine gelince; gece çalışması, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını ispat yükü davacı üzerinde olup, salt husumetli tanık anlatımlarına dayanılarak söz konusu alacakların varlıklarının kanıtlanamayacağının kabul edilmesi yerindedir. Ancak davacı vekili, aynı mahkeme tarafından verilmiş ve Yargıtay’ın temyiz incelemesinden geçmiş, aynı işyerinde ve görevde çalışan işçiler hakkındaki emsal kararlara da dayanmıştır. Bu halde, davacı vekilince emsal olduğu iddia edilen temyiz incelemesinden geçmiş davaların dosyaları incelenmeli, davacının görevine de dikkat edilerek emsal olup olmadığı belirlenmeli, emsal olduğunun anlaşılması halinde ise söz konusu kararlardaki çalışma düzeni ( hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, gece zammı alacakları hakkındaki) kabulleri ve kararların temyiz incelemesi sonuçları değerlendirmeye tabi tutularak, anılan alacaklar bakımından bir sonuca gidilmelidir. Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.