Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/2036 E. 2017/5367 K. 30.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2036
KARAR NO : 2017/5367
KARAR TARİHİ : 30.03.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

DAVA : Davacı- karşı davalı kıdem tazminatı farkı ile vardiya farkı, çocuk aile giyim yardımı, gece zammı, ücret zammı, ilave tediye, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, bayram tatili, ikramiye, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı-karşı davacı uğranılan kurum zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının Turhal Belediyesinde çalışırken 6111 sayılı Torba Kanunun 166 maddesi uyarınca belediyeden alınarak T.C. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okula atamasının yapıldığını, devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devri gerçekleştiren kurumun sorumlu olduğunun karara bağlandığını, davalı müvekkilinin atamasının yapıldığı ve TİS’den kaynaklanan alacaklarının ödenmesini gerçekleşmediğini öne sürerek kıdemlilik zammı, vardiya farkı alacağı, çocuk, aile, giyim, kira, yakacak yardımı alacağı, gece zammı alacağı, ücret zammı alacağı, ilave tediye alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai alacağı, bayram tatili alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, ikramiye alacağı, her alacak için ayrı ayrı olmak üzere ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, alacakların ödendiğini, ikramiyelerin geç ödenmesinden dolayı ihtirazi kayıt koyulmadığından faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesi ile davalı sürücüsü olduğu … Belediyesine ait … plakalı otobüsle 28/11/2005 tarihinde … sigortalı olan … firmasına ait … plakalı otobüs ile hasarlı trafik kazası yaptığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 6/8 oranında kusurlu bulunduğunu ve tazminata karar verildiğini, Yargıtaydan onanarak kesinleştiğini, … 31. İcra Müdürlüğünde 2008/1074 dosya numarası ile yapılan takipte 21.794,73 TL ödeme yapıldığını kurumun zarara uğradığını, TİS 75/e maddesi gereği %50 sine tekabül eden 10.897,36 TL nin ödeme tarihi olan 16/04/2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan rücuen mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk karar davacı-karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07/04/2014 tarih ve 2013/26209 E., 2014/7474 K. sayılı ilamı ile; davacının puantaj kayıtları, mesai takip çizelgeleri ve aylık ücret bordrolarının mevcut olduğu, bilirkişi tarafından mesai takip çizelgeleri ile puantaj ve bordro kayıtlarını karşılaştırmadan denetime elverişli rapor hazırlamadan bazı haftalarda 1 ya da 1,5 saat fazla çalışma yapılsa da örtülü denkleştirme olduğu sonucuna varıldığı, örtülü denkleştirme bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olup bilirkişinin hakimde, taraflarda ve temyiz merciinde ayrıntılı kanaat oluşturacak rapor hazırlamadan kendi kanaatiyle hesaplama yapmasının hatalı olduğu, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışmaları konusunda davacı talebi ile bağlı kalınarak nöbet çizelgeleri ile mesai takip çizelgeleri ile puantaj ve bordro kayıtları karşılaştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken sadece tanık beyanları ve puantaj kayıtlarının dikkate alınması doğru olmadığı, gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihi 04/04/2012 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 04/07/2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Öncelikle belirtmek gerekir ki “Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir”.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Ne var ki; kamu düzenine ilişkin hususlar hakkında aleyhe bozma yasağı uygulanamaz. Yani Yargıtay, kamu düzenine aykırı bir husustan dolayı hükmü temyiz edenin aleyhine (temyiz etmemiş olan tarafın lehine) olarak da bozabilir. Çünkü kamu düzenine ilişkin hususları hâkim (ve Yargıtay) kendiliğinden gözetme ile yükümlüdür.
“Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması da usulü müktesep hak teşkil etmez”( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.03.1972 gün ve E:1968/1-277, K:176; 01.03.1995 gün ve E:1995/7-641, K:117; 23.01.2002 gün ve E:2001/1-1010, K:2002/1; 12.07.2006 gün ve E:2006/4-519, K:527; 04.11.2009 gün ve E:2009/13-370, K:2009/480 sayılı kararları; Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul 2001, Cilt 5, sayfa 4771 vd.).
Somut uyuşmazlıkta, ilk kararda Turhal Belediyesinin karşı davası kabul edilerek alacağın tahsiline karar verilmesine ve bu alacağın bozma dışında bırakılmasına rağmen, bozmadan sonra verilen kararda, karşı dava yokmuş gibi bu konuda hüküm kurulmadığı görülmüştür. Mahkemece karar başlığında da açıkça belirterek, karşı dava ile ilgili hüküm kurulmaması HMK’nun 297.maddesine aykırıdır.
3-Mahkeme’nin ilk kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07/04/2014 tarih ve 2013/26209 E., 2014/7474 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkeme tarafından bu bozma ilamına uyularak ek rapor alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra davacı vekili tarafından ıslah yoluna gidilerek hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacakları ıslah edilmiş, Mahkemece bozmadan sonra yapılan ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Dairemizin önceki uygulamalarında usulü bozmalar ile hesap raporu alınmadan reddedilen alacaklara ilişkin olarak bozmadan sonra ıslah yapılabileceği kabul edilmekteydi.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07/04/2014 tarihli bozma kararından sonra 08/06/2015 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine 30/03/2017 tarihinde oybiriğiyle karar verildi.