Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/9474 E. 2017/8435 K. 11.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9474
KARAR NO : 2017/8435
KARAR TARİHİ : 11.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde 02.10.2012-15.04.2013 tarihleri arasında sigortasız olarak imalat bölümünde haftanın 6 günü 08:00-22:00 saatleri arasında fazla mesai yapacak şekilde ve genel tatillerde çalıştığını, fazla mesailerinin ödenmediğini, işçilik alacaklarının verilmediğini ve de sigortasız çalıştırıldığını, iş akdinin işveren tarafından sona erdirildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, dosyaya bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde sigortasız, asgari ücret karşılığında çalıştırıldığı ve iş akdinin davalı işveren tarafından haklı ya da geçerli nedenlerle feshedildiği ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş hukukunda çalışma olgusunu ve hizmet süresini ispat yükü, bunu iddia eden işçiye düşer.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı işyerinde 02.10.2012-15.04.2013 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiştir.
Davacı tanıklarından Asuman kendisinin işe giriş ve çıkış tarihlerini hatırlamadığını, davacının da ne zaman işe girdiğini ve işten ayrıldığını bilmediğini beyan etmiştir. Diğer davacı … ise kendisinin 30.09.2012 tarihinde işe girdiğini, davacının kendisinden 15 gün önce işe başladığını, 2013/Şubat ayında toplu şekilde herkese izin verildiğini ancak bir daha işe çağrılmadıklarını, bu şekilde işten ayrıldığını beyan etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 15.09.2012-15.04.2013 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek işçilik alacakları hesaplanmış ve mahkemece alacaklar hüküm altına alınmış ise de, kararın gerekçesinde davacının 02.10.2012-15.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiği açıklanarak gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılmış olup, bu durum HMK’nın 298/2. maddesine aykırıdır.
Dosya içeriği ve tanık beyanlarından, davacının davalı işyerinde SGK bildirimi yapılmadan 02.10.2012-01.02.2013 tarihleri arasında çalıştırıldığı anlaşılmakta olup, davacının talep ettiği işçilik alacaklarının buna göre hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.