YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20374
KARAR NO : 2017/2878
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı … vekili ve dahili davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve işleteni olduğu kamyonun, davacıların yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan kazada davacıların yaralandığını, uzun süre tedavi gördüklerini, hemşire olan davacı …’in çalışamadığı sürede 3.635,00 TL. döner sermaye payını alamadığını, diğer davacı …’in de 585,00 TL. ek ders ücretinden mahrum kaldığını ve çocuğu için 300,00 TL. hastane özel oda ücreti ödemek zorunda kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar için toplam 4.520,00 TL. maddi tazminatın, davacı … için 30.000,00 TL. ve diğer davacılar için 5.000,00’er TL. manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazada diğer davalı sürücünün kusuru olmadığını, davacı taraf sürücüsünün kusurlu olduğunu, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kazada kusuru olmadığını, davacı tarafın kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …. Çelik İnş. Yapı San. Tic. A.Ş. vekili, davalı şirketin kazayı yapan araçla ve diğer davalılarla ilgisinin olmadığını, alışveriş merkezi inşaatı ile ilgisi olmadığını, bu işle ilgili olarak …. Tic. Tur. İşl. A.Ş. ile Yetimoğlu Ltd. Şti. arasında sözleşme olduğunu ve sürücünün bu şirketin de çalışanı olmadığını, davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 721,20 TL. maddi ve 5.000,00 TL. manevi tazminatın, davacı … için 3.635,00 TL. maddi ve 20.000,00 TL. manevi tazminatın, davacı … için 5.000,00 TL. manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …, … ve dahili davalı …. Tic. Tur. İşl. A.Ş’den müteselsilen tahsiline; davalı …. Çelik A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın, 28.12.2006 tarihinde, davalılar …, … ve …. Çelik İnş. Yapı San. Tic. A.Ş. aleyhine açıldığı; davacı vekilinin 12.06.2013 tarihli dilekçesiyle, davaya konu kazayı yapan aracın, davalı …. Çelik İnş. Yapı San. Tic. A.Ş. tarafından değil de …. Tic. Tur. İşletmecilik A.Ş. tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, şirket ünvanı konusunda maddi hata yapıldığı gerekçesiyle, …. Tic. Tur. İşletmecilik A.Ş’nin davaya dahil edilmesi ve davalı olarak kabulünün talep edildiği; mahkeme tarafından, dahili davalı kabul edilen şirket hakkında da hüküm tesis edildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK’nun 124/3. maddesinde yer alan “maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın
hakim tarafından kabul edilir” düzenlemesi dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, HUMK’nun 49-52. maddeleri (6100 sayılı HMK’nun 61 vd. md.) uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığı ve husumetin mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiği açıktır.
Davacı taraf, 6100 sayılı HMK’nun 124. maddesine dayanarak ve davalı şirketin yanlış gösterilişinin maddi hatadan kaynaklandığını iddia ederek dahili dava dilekçesi vermiş ise de, anılan madde gereği bu değişikliğin yapılması için de dürüstlük kuralına uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Yukarıda ifade olunduğu üzere, davanın açılış tarihinin 28.12.2006 oluşu, davalı şirket tarafından verilen 02.07.2007 tarihli davaya cevap dilekçesinde yer alan ifadelerle, iş sahibinin kim olduğunun anlaşılmış oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2013 yılında yaptığı taraf değişikliğinin dürüstlük kuralına uygun olduğunu kabul etmek de mümkün olmadığından; hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ve davada taraf sıfatı taşımayan dahili davalı konumundaki …. Tic. Tur. İşletmecilik A.Ş. hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre; davalı …. Tic. Tur. İşletmecilik A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı …. Tic. Tur. İşletmecilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı …. Tic. Tur. İşletmecilik A.Ş. vekilinin, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; aşağıda dökümü yazılı 1.770,11 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden
dahili davalı …. Tic. Tur. İşl. AŞ’ye geri verilmesine 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.