YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2965
KARAR NO : 2017/9484
KARAR TARİHİ : 17.07.2017
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b ve 35. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ikinci kez mükerrir olduğundan koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2014 tarihli ve 2011/444 Esas, 2014/399 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’nca verilen 22/05/2017 tarih ve 94660652-105-34-13024-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26/05/2017 tarih ve 2017/32955 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, benzer bir duruma ilişkin olarak emsal Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2016 tarihli ve 2016/17189 Esas, 2016/15380 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 3. fıkrasındaki “ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine” ilişkin hükmün uygulanabilmesi için, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanıp 5275 sayılı Kanunun 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işleyerek ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği değerlendirildiğinde, sanığın tekerrüre esas alınan Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2008 tarihli ve 2008/334 Esas, 2008/491 sayılı kararına ilişkin cezasını 29/12/2011 tarihinde infaz etmiş olduğu cihetle, 29/06/2011 tarihli suça ilişkin sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Tekerrür hükümlerinin 5237 sayılı TCK’nın da, 765 sayılı TCK’nın koşulları ve sonuçları itibariyle farklı düzenlendiği, 765 sayılı TCK’nın da tekerrür “cezanın artırım nedeni” olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir “infaz rejimi kurumu” olarak düzenlendiği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasındaki “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine” ilişkin hükmün uygulanmasının TCK’nın 58. maddesinde tekerrür uygulaması için öngörülen şartlar haricinde bir şarta bağlanmadığı, Kanun koyucunun 5275 sayılı Yasa’nın 108/3. fıkrasında ayrıksı bir şart öngörmediği, 5237 sayılı TCK’nın 58/1-son cümlesinde “Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” hükmünün getirildiği, buna rağmen aksine bir çıkartımla “sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanıp 5275 sayılı Kanun’un 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işlenmesi halinde 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinin uygulanabileceğine” ilişkin infaz şartı getiren çıkartımın gerek Kanun maddesine ve gerekse ilgili maddenin gerekçesine açıkça aykırı olduğu, böyle bir uygulamanın Kanun koyucunun yerine geçerek infaz rejimini değiştirmek olacağı, yargılamaya konu suçun 29.06.2011 tarihinde işlendiği, hükümlünün sabıka kaydı sorgulamasında Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin suç tarihi 14/04/2008 olan 18/12/2008 tarih ve 2008/334 Esas, 2008/491 Karar sayılı 10/03/2009 tarihinde kesinleşen hükmü ile 10 ay hapis cezasına mahkum edilmiş olduğu ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, TCK’nın 58/2. maddesi uyarınca Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin anılan hükmünün kesinleşmesinden itibaren 3 yıl içinde yargılamaya konu suçun işlendiği, Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin tekerrür uygulamasına Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin suç tarihi 29/01/2004 olan 21/10/2004 tarih ve 2004/116 Esas, 2004/804 Karar sayılı 28/11/2006 tarihinde kesinleşen hükmü ile verilen 1 sene 2 ay hapis cezasının esas alındığı, Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu hükmünün uyarlama yargılaması yapılarak 21/06/2007 tarih ve 2007/51 Esas, 2007/320 sayılı kararı ile 1 sene 2 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve bu hükmün 11/10/2007 tarihinde kesinleştiği, dolayısı ile Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/334-491 E-K sayılı hükmündeki TCK’nın 58. maddesine ilişkin uygulamanın da doğru olduğu, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesince bu durumun tespit edilerek doğru uygulamanın yapıldığı, kanun yararına bozmayı gerektirir hukuka aykırılık nedeni bulunmadığı anlaşılmakla, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26/05/2017 tarih ve 2017/32955 sayılı ihbarname içeriğindeki talep yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE),
Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.