YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4470
KARAR NO : 2017/7175
KARAR TARİHİ : 24.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.07.2002-11.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde ön muhasebe ve finans bölümünde çalıştığını, haftanın 5 günü 08.30-18.00, Cumartesi günleri ise 08.30-14.00 saatleri arasında çalıştığını, aylık net 1.600,00 TL ücret aldığını, günde bir öğün yemek ve yol parası sosyal yardımlarının bulunduğunu, iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 24/II-e maddesi gereğince müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücret iddiasının doğru olmadığını, ücretinin bordrolarda gösterildiği kadar olduğunu ve banka kanalıyla ödendiğini, davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, bu nedenle tazminata hak kazanamadığını, çalışma saatlerinin iddia ettiği gibi olmadığını, fazla mesai yapıldığında ücretinin ödendiğini, fazla mesai alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ulusal bayram genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi taleplerinin de kabulünün mümkün olmadığını savunarak, haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında tazminat ve alacakların belirlenmesine esas ücret miktarı uyuşmazlık konusudur.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlık davacı net 1600,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı ise bordrolarda gösterilen ücretle çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece, ücret bordrolarına itibar edilerek günlük brüt ücret 31,80 TL kabul edilmiş ise de, bu ücret asgari ücretin çok cüzi bir miktar üzerindedir. İşyerinde ön muhasebe görevlisi olarak çalışan davacı üniversite mezunu olup, yaklaşık 10 yıllık kıdeme sahiptir. İşletme Fakültesi mezunu olan ve uzun süre kıdemi olan bir işçinin bu ücretle çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle emsal ücret araştırması yapılıp sonucuna göre ücret miktarının belirlenmesi gerekirken, ücretin eksik inceleme ile yazılı şekilde belirlenmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/04/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.